YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4064
KARAR NO : 2021/3353
KARAR TARİHİ : 06.04.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.06.2019 tarih ve 2017/691-2019/482 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında mal alım satımına dayalı ticari ilişki olup, davalının satın ve teslim aldığı malın bakiye bedelini ödemediği gibi alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı ile davacı arasında 400.000 adet üç yollu musluk satımı konusunda anlaşma yapıldığını, söz konusu ürünün 150.000 adedinin teslim edilip, 250.000 adedinin teslim edilmediğini, malzeme bedeli olarak aldığı çekleri, malların vade tarihlerine kadar satılmaması halinde tahsil etmeyeceğini taahhüt eden davacının, mal satılmadığı halde çekleri 3. kişilere ciro edip tahsil ederek taahhüdünü yerine getirmediğini, teslim alınan ve satılamayan 100.000 adet 3 yollu musluğun fatura ile davacı satıcıya iade edildiğini, davalının davacıya borçlu değil alacaklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının 250.000 adet musluğun davalıya teslim edildiği iddiasının kanıtı olarak dosyaya tarihsiz ve keçe kalemle düzenlenmiş ve altında … isim ve imzası bulunan bir belge sunduğu, davalı tarafın ise bu belgeyi sahte olarak düzenlendiğini savunduğu, bu belge üzerindeki en alttaki isim yazısı ve imza …’in eli ürünü ise de, belgede teslim edilen ürünlere ilişkin el yazılarının …’in eli ürünü olmadığı, bununla birlikte rakamlarda oynama yapılmış olduğu, bu şekilde belgenin tahrif edildiği ve delil olarak dayanılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 06.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.