Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/4069 E. 2021/3845 K. 20.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4069
KARAR NO : 2021/3845
KARAR TARİHİ : 20.04.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 25.09.2018 tarih ve 2017/517-2018/491 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacılar aleyhine Alanya 3. İcra Müdürlüğü’nün 2008/762 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını, davacı şirketin bonoda borçlu, davacı gerçek kişinin avalist olduğunu, takibe konu senedin teminat senedi olduğunu ileri sürerek, davacıların borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin ve senedin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu senet üzerinde teminat senedi olduğuna dair herhangi bir ibare bulunmadığını, davacıların icra dosyasında kabul beyanı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı-borçluların Alanya 3. İcra Müdürlüğü’nün 2008/762 Esas sayılı takip dosyası ile başlatılan takibin akabinde 14.02.2008 tarihinde borcu kabul ettiklerini bildirdiği, taşınmaza haciz konulmasını talep ettikleri, borcu kabul eden davacıların daha sonra menfi tespit davası açmasının çelişkili davranışta bulunma yasağına aykırı olduğu, davacıların borcu kabul ettikleri gerekçesiyle davanın reddine, İİK’nın 72. maddesindeki şartlar oluşmadığından davalı vekilinin tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, icra takibine konu bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davacı tarafından Alanya 3. İcra Müdürlüğü’nün 2008/762 E. sayılı dosyasında borcu kabul ettiğine dair beyanda bulunulmuş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davacının 14.02.2008 tarihli kabul beyanından sonra davacı ile icra dosyasındaki alacağını davalıya temlik eden Servet Sipahioğlu arasında düzenlenen 26.12.2008 tarihli taahhütnamede dava konusu bononun teminat senedi olduğu ve 01.02.2008 tarihli protokolün teminatı mahiyetinde olduğu belirtilmiş, taahhütnamedeki ve sözleşmedeki hükümlere uyulması durumunda teminat bonosunun geçersiz kalacağı, aksi halde taahhütnamenin geçersiz olacağı hüküm altına alınmıştır. O halde mahkemece taraflar arasındaki protokol koşulları ve taahhütname şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerekirken takibe konu bononun teminat fonksiyonunu yitirip yitirmediği değerlendirilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 20.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.