Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/4127 E. 2021/5107 K. 15.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4127
KARAR NO : 2021/5107
KARAR TARİHİ : 15.06.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29.11.2019 tarih ve 2018/1063-2019/1276 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı Turaz Gıda Nak. Tic. San. Ltd. Şti. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacı …’in, diğer davacı şirketin yetkilisi olduğunu, adı geçen davacı ile davalı … arasında 24.11.2009 tarihinde üzüm satışı konusunda sözleşme imzalandığını, yapılan sözleşme uyarınca keşidecisi davacı şirket, toplam tutarı 595.000,00 TL olan 6 adet çekin davalılar adına düzenlenerek teslim edildiğini, bu çeklerden toplam tutarı 417.000,00 TL olan 4 adedinin tahsil edildiğini, davalılarca, davalıların tedarik ettikleri üzümleri, dava dışı Aydemir Ltd. Şti’ye ait araçlarla davalılara ait depodan peyderpey teslim almaya başladıklarını, ancak davalıların taahhüt ettikleri günde ve miktarda üzümü hazır etmediklerini, mal tedarik işleminin gecikmeli yapıldığını, son 78.200 kg ‘lık kısmın ise hiç teslim edilmediğini, davacıların, geç ve eksik teslim nedeniyle zarara uğradığını, yurt dışında yapılan ticari anlaşmalar gereği 3. şahıslardan mal almak zorunda kaldıklarını ileri sürerek tazminat davası açma hakları saklı kalmak üzere ödenmeyen toplam bedeli 178.000,00 TL olan iki adet çek nedeniyle davacıların, davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalıların taahhüt ettikleri üzümleri fazlasıyla davacı tarafa teslim ettiklerini, ürünlerin Çifçiler…Ltd. Şti.’ye ait depodan davalılar adına tesliminin yapıldığını, davacıların dava konusu çeklerin dışında 11.12.2009 tarihli 150.000,00 TL’lik çeki de ödemediklerini, davacıların iddialarının doğru olduğu bir an için kabul edilse dahi teslim edilmediği iddia edilen üzümlerin tutarının 115.545,00 TL olduğu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı tarafın ticari defterlerinin davalı taraf açısından vesika niteliğinde olduğu, davacı tarafın verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı, HMK 220/3 maddesi uyarınca davalı tarafın teslim olgusunu, kendi açısından vesika niteliğinde olan davacı defterlerinin ibrazından kaçınılması ile kanıtladığı kanaatine varıldığı, davacı … tarafından açılan davanın bu davacının sözleşmeyi davacı şirket adına vekaleten imzaladığı, kendisinin şahsının sözleşmede taraf olarak yer almadığı, çeklerde isminin ve imzasının bulunmadığı, davacı şirketin yetkili temsilcisi ve hatta ortağı bile olmadığı anlaşılmakla taraf sıfatı bulunmadığından aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği, davacı şirket tarafından davalı … …hakkında açılan davanın her ne kadar bu davalı 19/02/2010 tarihli çekte lehtar olarak bulunmakta ise de çekin davalı … …hesabına ödendiği ve bu davalıya yapılmış bir ödeme bulunmadığı, bu davalının anlaşmanın tarafı da olmadığı anlaşılmakla bu davalı hakkında açılan davanın da pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davacı … tarafından açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacı şirket tarafından davalı … aleyhine açılan dava yerinde görülmediğinden reddine, davacı şirket tarafından davalı … aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, dosyada tedbir kararı verildiği, davalı …’un alacağına bu nedenle daha geç kavuştuğu anlaşılmakla dava değeri olan 178.000,00 TL’nin %40’ı olarak hesaplanan 71.200,00 TL tazminatın davacı Turaz Gıda Nak. San.ve Tic. Ltd. Şti’den alınarak davalı …’a verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı Turaz Gıda Nak. Tic. San. Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
Dava, satım konusu malın teslim edilmemesi nedeniyle bedele mahsuben verilen çekler nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olup mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin öncelikle 02.05.2013 tarihli ve bilahare 26.06.2018 tarihli bozma ilamlarında dava dışı Çiftçiler Tarım Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti ‘ den gelen cevabi yazı ile dosyaya ibraz edilen teslim belgelerinin, teslim yükümlülüğünün davalıda olduğu da gözetilerek incelenmek sureti ile teslimin yapılıp yapılmadığı üzerinde durulması gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece yapılan inceleme sonunda, her ne kadar dava dışı Çiftçiler Tarım Ürünleri San. Ve Tic. Ltd. Şti. malı davacılara teslim ettiğini iddia etmiş ise de teslime dair davacının imzasını içeren bir belge ibraz etmemiştir. Davalı da, davacının imzasını içeren teslim belgesi ibraz etmemiştir. Bu durumda, malı depolayan dava dışı Çiftçiler Ltd. Şti.’nin beyanı dışında malın teslimine dair hiç bir delil bulunmamaktadır. Buna rağmen mahkemece davalının davacının defterlerine de delil olarak dayandığı, davacının defterlerini ibraz etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak HMK’nın 222/5. maddesi gereğince işlem yapılabilmesi için Dairemizin yerleşik kararları gereğince ispat yükü kendisinde olan tarafın münhasıran karşı tarafın defterlerine delil olarak dayanması gerekmekte olup davalı delil listesinde davacı defterleri yanında sair delillere de dayanmıştır. Bu durumda davalının malın teslim hususunu ispat edemediği göz önüne alınarak karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden Turaz Gıda Nak. Tic. San. Ltd. Şti.’ye iadesine, 15.06.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

1- Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
2- Davacı vekili, alacak olduğu üzüm meyvelerine istinaden davalılara toplamda 595.000 TL bedelli 6 adet çek keşide ederek teslim edildiğini, bu çeklerden 4 adedinin ödendiğini, üzümleri Aydemirler Ltd şirketinin depolarından peyderpey aldıklarını, ancak 78.200 kg üzüm emtiasının kendilerine hiç teslim edilmediğini ileri sürerek bu miktar üzüm için bedeli ödenmeyen toplam iki adet çek bedeli olan 178.000.-TL için davalılara borçlu olunmadığının tespitini talep etmiştir.
3- Davalılar, taahhüt edilen üzümlerin fazlasıyla davacıya teslim edildiğini, kaldı ki bu miktar üzüm bedelinin 115.000.-TL olduğunu ileri sürmüş ve davanın reddini talep etmiştir.
4- Dairemizin (Kapatılan 19 HD) 02.05.2013 tarihli bozma ilamında, yerel mahkemenin “davanın reddi” kararı; tarafların 24.11.2009 tarihli Sözleşme ile dava dışı Çiftçiler Ltd.’nin depolarında bulunan toplam 80.892 kasa üzümün davacıya satışı konusunda anlaştıkları, bu miktar üzümün davacıya tesliminin davalı satıcılarca ispatlanması gerektiği, dava dışı Çiftçiler Ltd.’den gelen yazıda, toplamda 80.892 kasa üzümün davacıya teslim edildiği bildirilmiş, bu uğurda bir takım teslim belgeleri sunulduğu halde bu belgeler üzerinde yeterince durulmadan eksik incelemeye dayalı karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
5- Mahkeme bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacılardan Ali ile davalılardan Mustafa yönünden husumet ehliyetinin bulunmadığı, davacı şirket ile diğer davalı … yönünden ise eksik teslim edilen üzüm bedeli yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, bu karar da taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 26.06.2018 tarihli kararı ile, önceki bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediği gerekçesiyle bozulmuştur.
6- Son bozma ilamından sonra bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davacının değişik zamanlarda 418.620 kg üzüm temin ederek Rusya’ya ihraç ettiği, davacı kayıtlarına göre bu üzümlerden sadece 7.000 kg üçüncü kişiden (Canlar Ltd.) alındığı, kalan 411.620 kg üzümün tamamının davalılardan alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
7- Somut olayda, davalılar müstahsil olup, defter tutma yükümlülükleri bulunmamaktadır. Davalılar, toplamda 80.950 kasa üzümü dava dışı Çiftçiler Ltd. isimli şirketin deposuna teslim ettiğini yazılı olarak kanıtlamaktadır. Bu miktar üzümün, depodan davacılara teslim edildiğini kanıtlayacak başka bir delili bulunmamaktadır.
8- Davalı tarafın ticari defter tutma yükümünde olmaması nedeniyle, HMK’nın 222.maddesinin uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Ancak davacı tarafın defteri, davalı taraf yönünden aynı zamanda HMK 220/3 maddesi uyarınca “Belge” niteliğindedir. “Belge deftere tekaddüm eder” anlayışı uyarınca, daha geniş bir kavram olan belge; ticari defterlerin yanında, davaya konu üzümlerin teslimine ilişkin her türlü teslimat makbuzlarını, üzümlerin üçüncü kişilerden teminine ilişkin her türlü faturaları ve mal teslim belgelerini de bu kapsar.
9- Mahkemece, HMK 220/3 maddesinde yer alan “Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkar eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir” düzenlemesine istinaden davalı tarafa usulüne uygun meşruhatlı ve ihtarlı davetiye gönderdiği halde davacı taraf defterleri ibrazdan kaçınmıştır.
10- Davalı tarafın, Sözleşmeye uygun miktarda üzüm teslim ettiğini kanıtlamak için davacının ticari belgelerine (defterlerine) dayandığı halde davacı tarafın mazeret bildirmeksizin defteri ibrazdan kaçınması nedeniyle Sözleme konusu miktar kadar malı teslim aldığının kabulüne dair Mahkeme kararı isabetli bulduğumdan davanın reddine dair hükmün bozulmasına karar veren Daire çoğunluğunun görüşlerine katılmıyorum.