Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/4138 E. 2021/5083 K. 15.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4138
KARAR NO : 2021/5083
KARAR TARİHİ : 15.06.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.12.2019 tarih ve 2019/418 E. – 2019/1537 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı …Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirket tarafından davalı …Ş’den diğer davalı Doğuş Otomotiv Servis A.Ş.’nin ithalatçısı olduğu aracın satın alındığını, aracın davacıya teslim edildiği günden itibaren sürekli arızalandığını, yetkili servise götürüldüğünü ve fakat arızaların devam ettiğini, bu arada davacı tarafından aracın ayıplı olduğuna dair davalılara keşide edilen ihtarnamenin semeresiz kaldığını, bunun üzerine aracın satılmasına karar verildiğini, ikinci el araç fiyatının 49.000 Euro civarında olduğunu, ancak ayıptan dolayı aracın 39.000 Euro üzerinden satıldığını ileri sürerek davacının uğradığı zararın şimdilik 5.000 Euro’luk kısmının aracın satın alındığı tarihten itibaren faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …Ş. vekili, davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, süresi içinde usulüne uygun yapılmış ayıp ihbarının bulunmadığını, araçta ayıp mevcut olmadığını, var olduğu iddia edilen arızaların kullanım ve yakıt kaynaklı olduğunu, araçtaki sorunun giderildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Doğuş Otomotiv Servis A.Ş. vekili, davanın zamanaşımına uğradığını ve ayıp ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, araçtaki arızaların kullanım hatasından ve kötü yakıt kullanımından kaynaklandığını, değerinin çok altında satıldığı iddiasının asılsız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı Doğuş Oto Pazarlama ve Ticaret A.Ş. hakkında açılan davanın husumet yönünden reddi gerektiği, davalı Doğuş Otomotiv A.Ş.’nin dava açıldıktan sonra davaya dahil edildiği, davanın açıldığı tarihte dahili davalı müessesesi olmadığı gibi HMK’da yer alan iradi taraf değişikliğinin de mümkün olmadığı, bu nedenle bu davalı aleyhine açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermenin doğru görüldüğü, diğer davalı …Ş. aleyhine açılan davanın ise kabulü gerektiği gerekçesiyle davalı Doğuş Oto Pazarlama ve Ticaret A.Ş. hakkında açılan davanın husumet yönünden reddine, davalı Doğuş Otomotiv Servis ve Ticaret A.Ş. hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı …Ş. yönünden açılan davanın kabulü ile; 5000 Euro’nun temerrüt tarihi olan 04.01.2010 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankaları’nca 1 yıl vadeli Euro mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizi uygulamak suretiyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı …Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı …Ş.vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı …Ş. vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 515,33 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı …Ş.’den alınmasına, 15.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.