Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/4161 E. 2021/5291 K. 22.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4161
KARAR NO : 2021/5291
KARAR TARİHİ : 22.06.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.12.2019 tarih ve 2019/5-2019/1151 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının faturaya dayalı alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin, davacının işlemiş faize ve faiz oranına itiraz etmesiyle durduğunu, takibin sürüncemede kalmasını engellemek için faiz talebine ilişkin tüm haklar saklı tutularak asıl alacak üzerinden takibe devam ettiklerini, BK 100. maddesi gereğince hesaplama yapıldığında davacının icra kanalıyla tahsil edemediği bakiye 77.989,17 TL alacağı bulunduğunu ileri sürerek, 77.989,17 TL’nin takip tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının davacıya asıl alacak yönünden borcu bulunmadığını, davacının talep ettiği faiz miktarının ve faiz oranının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, tahsilatın öncelikle faizden mahsubu kuralı uygulanarak ve bu kurala uygun olarak tahsilat tarihi itibarıyla geçerli faiz oranı dikkate alınarak yapılan hesaplama uyarınca davanın kabulü ile davacının, dava tarihi itibariyle İstanbul 11. İcra Müd.’nün 2009/23904 sayılı takip dosyasından kalan bakiye 71.139,52 TL asıl alacak ve 6.849,65 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 77.989,17 TL alacaklı olduğunun tespiti ile, asıl alacak 71.139,52 TL’ye dava tarihi olan 25/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.995,58 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 22/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.