YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4204
KARAR NO : 2021/6464
KARAR TARİHİ : 22.11.2021
MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Çorum Tüketici Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28.01.2020 tarih ve 2019/284 E. – 2020/45 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka ile davacı arasında kredi kartı üyelik sözleşmesi akdedildiğini, kredi kartı borcunu ödemeyen davacı hakkında icra takibi başlatıldığını, 11.514.- TL’lik anapara üzerinden başlatılan icra takibinde müvekkilinden 20.000.-TL tahsil edilmesine rağmen 11.144,67 TL daha bakiye borç muhtırası gönderildiğini, takip talebinde %61,68 oranında temerrüt faizi talep edildiğini ve işlemiş faizin de fahiş hesaplandığını belirterek takip sonrasında fazladan ödenen paranın istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiş,12.03.2019 havale tarihli beyan dilekçesiyle takip öncesi işlemiş faiz yönünden müvekkilinin 2.149,91 TL borçlu olmadığının tespitine, takip sonrası için sadece değişen oranlardaki yasal ticari faiz talep edilebileceğinden bunun üzerine talep edilen faiz yönünden müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, borçlu olunmadığı halde takipten sonra fazla ödenen 10.000,00 TL paranın istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının kredi kartı borcunu ödememesi üzerine aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacının borca ve takibe itiraz etmediğini, icra takibinde talep edilen akdi ve temerrüt faiz oranlarının icra takibinin yapıldığı 2009 yılı itibariyle Merkez Bankasınca açıklanan kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami faiz oranları listesine uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu kredi kartı üyelik sözleşmesinin banka tarafından dosyaya sunulmaması sebebiyle taraflar arasında kararlaştırılan faiz oranının tespitinin mümkün olmadığı,bu nedenle 3095 sayılı Kanunun 1. ve 2. madde hükümleri dikkate alınarak alacak miktarına %18 temerrüt faizi uygulanacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.102,34 TL yönünden borçlu olmadığının tespiti ile 6.887,12 TL’nin davalıdan alınarak davacıya iadesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Uyuşmazlık 5464 sayılı Yasa kapsamında düzenlenmiş olan kredi kartı borcundan kaynaklanmaktadır. Taraflar arasında kredi kartı üyelik sözleşmesinin varlığı sabit olup, yazılı sözleşme bulunmaması uyuşmazlığa bu kanunun uygulanmasına engel değildir.Anılan Yasa’nın 26. maddesinde kredi kartı borçları ile ilgili özel bir faiz düzenlemesi bulunmaktadır. Bu nedenle somut olayda 5464 sayılı Yasa’nın 26. maddesi uyarınca faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 22/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.