YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4477
KARAR NO : 2021/6935
KARAR TARİHİ : 08.12.2021
MAHKEMESİ : SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 30.05.2019 tarih ve 2019/338 E. – 2019/558 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nce verilen 04.10.2019 tarih ve 2019/1072 E. – 2019/1243 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalının 225.000.-TL tutarındaki senede dayalı olarak müvekkili aleyhine icra takibine başlattığını, dava konusu senedin üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, senedin üzerindeki imza adres alacaklı kalemi, tarih ve bedel kalemlerinin birbirinden tamamen farklı olduğunu, ileri sürerek davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, davacının kıymetli evraka dayalı olarak menfi tespit davası açtığı, davanın zorunlu arabulucuğa dair dava ön şartına tabi olduğu ancak taraflarca dava ön şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle HMK’nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce; davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 08/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.