YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4487
KARAR NO : 2021/6907
KARAR TARİHİ : 07.12.2021
MAHKEMESİ : ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14.12.2018 tarih ve 2015/787 E- 2018/1532 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 30.12.2019 tarih ve 2019/866 E- 2019/2515 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete teslim etmiş olduğu ürünlerin bedelinin tahsili için icra takibi başlattığını, davalı şirketin itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre, müvekkili şirketin borcunun olmadığını, savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğu, 28.02.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre; 15/07/2014 tarihli 20.000,00 TL bedelli EFT, 31/07/2014 tarihli 21.300,00 TL bedelli EFT ve 09/09/2014 tarihinde davacı tarafından davalıya verilmiş olan 8.977,00 TL tutarlı çek ile davalı tarafından davacı adına Nur Torna’ya ödenen 7.174,40 TL tutarındaki ödeme dışındaki kayıtların tarafların ticari defter ve belgelerinde yer aldığı, ödemelerin davacının ticari defterlerinde belirtilen alacak miktarından düşülmesi sonucunda davacının davalıdan bakiye alacağının kalmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 30/06/2014 tarihli 9734 nolu 40.789,06 TL bedelli fatura ile 30/06/2014 tarihli 9733 nolu 30.019,20 TL tutarlı faturalara dayanarak toplam 70.808,26 TL asıl alacak için takip başlattığı, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğu, davacı vekili, davalının yaptığı EFT ödemelerinin çeke ilişkin olduğunu, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğunu, davalı tarafından bu EFT’lerin çek ödemeleri ile alınan para borcuna ilişkin olabileceği gibi başka bir sebepten kaynaklanan borca da ilişkin olabileceğini, davaya konu faturaların mal teslimi sonrasında kesildiğini, davalının ödemelerinin sadece kendi defterinde kayıtlı olduğunu, davacı tarafın defterlerinde kayıtlı olmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüşse de, ödemelerin başka alacak için yapıldığını kanıtlama yükü davalıda olup buna ilişkin somut bir savunma da bulunmadığı gibi delil de sunulmadığı bu nedenle istinaf sebepleri yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 07/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.