YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4505
KARAR NO : 2022/155
KARAR TARİHİ : 12.01.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 28.12.2018 tarih ve 2017/712 E. – 2018/737 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 30.12.2019 tarih ve 2019/663 E. – 2019/2454 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalıdan olan alacağının tahsili için davalı borçlu hakkında Denizli 1.İcra Müdürlüğü’nün 2016/3171 Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız olarak itirazı ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptaline ve alacağın %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın öncelikle zamanaşımından reddi gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davacının göndermiş olduğu faturaları noter kanalı ile iade ettiklerini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı ile davalı arasında faturalara konu işlerin yapılması hususunda bir sözleşme bulunmadığı, davalı tarafından ibraz edilen sözleşme ve kayıtlara göre davacı tarafından icra takibine konu edilen faturalardaki işlerin dava dışı Bin Yapı A.Ş.’ye yaptırıldığı ve bedellerinin davalı tarafından dava dışı bu firmaya ödendiği, faturaların sadece davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davalının defter tutma yükümlülüğünün bulunmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, davacı ile davalı arasında davalıya ait süt üretim çiftliği yapımı hususunda bir anlaşma bulunmadığı, davalının dava dışı başka bir firma ile anahtar teslimi olarak yapım sözleşmesi imzaladığı, davacı tarafından düzenlenen fatura kapsamlarının dava dışı firmanın yapacağı iş kapsamında kaldığı, davalının defter tutma yükümlülüğünün bulunmadığı, takip konusu faturaların davacının kendi defterinde kayıtlı olmasının alacağın ispatı için yeterli olmadığı, davacı tarafın dayandığı fatura kapsamı ürünleri ya da kiralama hizmetini davalıya teslim ettiğini yazılı delille ispatlayamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 12/01/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.