Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/452 E. 2021/3627 K. 13.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/452
KARAR NO : 2021/3627
KARAR TARİHİ : 13.04.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.03.2018 gün ve 2016/156 – 2018/217 sayılı kararı bozan Daire’nin 16.09.2019 gün ve 2018/3961 – 2019/5399 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 06.10.2012 ve 09.10.2012 tarihinde iki parti tıbbi malzemenin İstanbul Havaalanı’ndan THY vasıtasıyla, Erbil Havaalanı’na teslim edilmesi için davalı UPS ile anlaştığını, ilk parti ürün için 07.10.2012 tarihli uçağa rezervasyon yapılarak acil koduyla ürünlerin teslim edilmesi için anlaşılmasına rağmen ilk parti ürünün havaalanında kaybolması nedeniyle 4 gün gecikmeli olarak alıcıya teslim edildiğini, alıcı ile belli bir sürede teslim hususunda anlaştıkları için alıcının ürünü almaktan vazgeçtiği ve ürün o alıcının ihalesi için alındığından ürünün tekrar değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, ikinci parti tıbbi malzemenin de soğuk zincirle taşınması gereken malzeme olduğunu, bunun taşıma senedinde belirtildiğini ve 12 saatlik buz aküsüyle Gaziantep’ten İstanbul’a sevkedildiğini, İstanbul Havaalanı’nda bu malzemelerin soğuk zincirde bekletilmesi ve taşınması gerekirken soğuk zincirde bekletilmediğini, sebebini sorduklarında eksik belge nedeniyle sevkiyatın yapılmadığının bildirilmesi üzerine eksik belgenin gönderildiğini ancak bu belgenin eksikliği gidermediğinin bildirildiğini, davacı tarafından başka bir belge gönderilmemesine rağmen sevkiyatın aynı belgelerle 6 gün gecikmeli olarak yapılmasından ortada eksik belge olmadığı ve gecikmeyi müvekkiline yüklemek için bu yola başvurulduğunun ve davalıların kötü niyetli olarak sorumluluktan kaçmaya çalıştıklarının anlaşıldığını, soğuk zincirde bekletilmemesi nedeniyle tıbbi malzemelerin büyük oranda kullanılamaz hale geldiğini, Iraklı müşterinin kendilerinden malın bedelini istediğini, davalılara gönderilen ihtarnameye olumsuz cevap verildiğini, meydana gelen zararlardan davalıların müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 59.995,16 TL maddi ve 17.000,00 TL manevi tazminatın, ürünlerin teslim edildiği 06.10.2012 ve 09.10.2012 tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez davalılar vekilleri karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, Varşova Konvansiyonu’nda, 4 sayılı Montreal Protokolü ile yapılan değişiklikten sonra yük taşımalarında 25. maddesindeki koşullarda dahi taşıyıcının sorumluluğu sınırsız olmayacak ise de, somut uyuşmazlıkta varış yeri olan Irak devletinin 4 sayılı Montreal Protokolü’ne taraf olmamasına göre, davalılar vekillerinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalılardan ayrı ayrı alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 13.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.