YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4641
KARAR NO : 2020/3637
KARAR TARİHİ : 29.09.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.05.2013 tarih ve 2011/329-2013/192 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı … ile yaptığı sözleşme uyarınca teminat olarak davalı …’a verdiği 23.000.00 TL bedelli bononun hükümsüz kalmasına rağmen davalı … tarafından diğer davalı …’ye cirolanarak icra takibi başlatıldığını, davalı …’nin davalı …’ın yakın komşusu olduğunu ve kötü niyetli olarak senedi devraldığını, davalılar hakkında ceza mahkemesince bedelsiz senedin kullanılması suçundan mahkumiyet kararı verildiğini belirterek takibe konu senet nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespiti ile senedin iptaline ve kötü niyetli davalılar aleyhine %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, senet üzerinde teminat senedi olduğuna dair bir kayıt bulunmadığını, davacının davalı …’nin bile bile borçlunun zararına hareketi ettiğine dair bir delil sunmadığını, davalı …’nin iyiniyetli yetkili hamil olduğunu savunarak davanın reddi ile %40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …, davacı ile orta okul arkadaşı olduklarını, davacının yaptığı inşaatlarda kullanması amacıyla bankada vadeli hesapta yatan 23.500,00 TL’sini borç olarak davacıya verdiğini ve davacının teklifi ile davacı yanında aylık 1.000,00 TL maaşla çalışmaya başladığını, aralarındaki sözleşmeye göre davacının borç aldığı 23.500,00 TL için aylık 700,00 TL kar payı ödemesi gerektiğini, bu nedenle aralarında yaptıkları ikinci sözleşmeye kadar birikmiş 8.400,00 TL alacağının bulunduğunu, davacının kendisine 14 ay boyunca ücret ödemediği için 14.000,00 TL alacağı doğduğunu, ayrıca kamyonetinin yakıt ve bakım giderlerinden kaynaklanan alacağının da bulunduğunu, toplam 45.900,00 TL alacağına kaşılık 1.000,00 TL’lik bir arsa devredilerek alacaklarının teminat altına alındığı gibi bir izlenim oluşturulduğunu, buna karşılık kendisine davaya konu bono teslim edilirken davacının avukatı tarafından hazırlanan ve kendisine okutmadan imzalatılan ikinci sözleşme ile verilen davaya konu senedin hükümsüz kılınarak davacı tarafından dolandırıldığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı … arasında düzenlenen 28/01/2006 tarihli sözleşme ile davaya konu bononun teminat bonosu olarak verildiği ve davalı … adına tescilli olan 126 parsel nolu taşınmazın birlikte belirlenen 3. kişiye devredilmemesi halinde bahsedilen teminat bonosunun hükümsüz kalacağının kararlaştırıldığı, taraflarca sözleşmedeki imzaların inkar edilmediği, sözleşmeye konu taşınmaz devredilmediği gibi hala davalı … adına tescilli bulunduğu, bu nedenle davaya konu senedin hükümsüz olduğu ve bu senet nedeniyle davacının davalı …’a borçlu olmadığının kabulü gerektiği, diğer davalı …’nin senede ciro yolu ile hamil olduğu, bu davalının senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğine dair dosyada bir delil bulunmadığı, davalı … iyiniyetli yetkili hamil olduğu gerekçesiyle bu davalıya karşı açılan davanın reddine, davalı … kendisine verilen teminat senedini ciro ederek davacı hakkında takip yaptırarak davacıyı zarara uğrattığından %40 tazminatın davalı …’dan alınarak davacıya ödenmesine, açılan bu dava nedeniyle alacağını geç tahsil etmek zorunda kalan davalı … lehine %40 tazminatın davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalılardan … vekilinin kötü niyet tazminatına yönelik açıkça temyiz isteminde bulunmamış olmasına göre taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.024,65 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 23,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 29.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.