Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/4668 E. 2020/3704 K. 30.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4668
KARAR NO : 2020/3704
KARAR TARİHİ : 30.09.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08.11.2016 tarih ve 2016/407 E. – 2016/265 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı tarafından verilen tıbbi ilaçların karşılığı olarak davalıya fatura kesildiğini, fakat fatura bedelinin davalı tarafından ödenmediğini, davalıya karşı faturaya dayalı ilamsız takip başlatıldığını, ancak davalı tarafından faturanın kapalı fatura olduğu ve bedelinin ödendiği gerekçesiyle takibe itiraz edildiğini, fatura içerisindeki davacının kaşesi ve imzasının faturayı kapalı fatura haline getirmeyeceğini, faturanın bedelinin davalı tarafından davacıya ödenmediğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, % 20′ den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından faturada belirtilen ilaçların davalıya getirildiğini ve bedelinin nakit olarak davalıya ödendiğini ve davacı kaşesi ile birlikte fatura altına atılan imza ile de faturanın kapalı olarak kesildiğini, faturanın kapalı kesilmiş olması itibariyle de fatura kaynaklı ticari ilişkinin sonlandırıldığını belirterek davanın reddine, davacının takip konusu alacağın %20’si oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, takip konusu alacağın kapalı faturaya dayandığı, kapalı faturanın ödemeye karine teşkil ettiği, davacının bu karinenin aksini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, bedeli ödenmiş faturayı icra takibine konu eden davacının takipte haksız ve kötüniyetli olduğu kanaatine varıldığından İİK’nın 67/2. maddesi gereğince takip konusu edilen alacağın %20’si oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2015/8776 esas ve 2016/2537 karar sayılı ve 18.02.2016 tarihli kararıyla; “Mahkemece, “… İİK’nın 67/2. maddesi gereğince takip konusu edilen alacağın %20’si oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine” şeklinde gerekçe oluşturulmuş ise de, hüküm fıkrasında “Davalı alacaklı takibinde haksız ve kötüniyetli olduğundan takip konusu asıl alacağın %20’si oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine” karar verilmiş olup, dava konusu icra takibinde asıl alacak 64.761,94 TL, toplam alacak 75.861,07 TL olduğundan, hüküm ile gerekçe arasında kötüniyet tazminatının hangi miktar üzerinden hesaplanacağına ilişkin oluşan bu çelişki nedeniyle HUMK’ın 381. ve 388. (HMK’nın 294. ve 297.) maddeleri uyarınca hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.” gerekçesiyle sair yönler incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, aynı gerekçe ile sübut bulmayan davanın reddine, davacı alacaklı takibinde haksız ve kötüniyetli olduğundan takip konusu 64.761.94-TL asıl alacağın %20’si oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 23,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 30.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.