YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4736
KARAR NO : 2021/5294
KARAR TARİHİ : 22.06.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Adıyaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.10.2019 tarih ve 2018/47 E. – 2019/1209 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında mermer ocağı ruhsat satış protokolü imzalandığını, davacı şirketin protokolün 8. maddesi gereği ekipmanını ve personelini ilgili izinleri alarak ocağa sevk ettiğini ve çalışmaya başladığını, yine karşılıklı mutabakat sonucunda protokole dayanak maden ocağının devir işlemi tamamlanıncaya kadar taraflar arasında rödövans sözleşmesi yapıldığını, iş bu sözleşmenin Süreler başlıklı 3. maddesi uyarınca sözleşme süresinin 31 Temmuz 2013’e kadar olduğunu ve davacı şirketin sözleşme süresini tek taraflı olarak aynı şartlarda uzatma hakkına sahip olduğunu, davacı şirketin uzatma hakkını kullanmayıp mermer ocağının devrini talep ettiğini, ancak davalının mermer ocağını devretmediğini, davacı şirketin 30 Ekim 2013 tarihi itibari ile üretimi durdurduğunu, 20 Aralık 2013 tarihine kadar ruhsatın devir olma ihtimaline karşı ekipman ve personelini ocakta hazır bulundurduğunu, sözleşme ve protokol gereği davacının üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğini, dava tarihi itibariyle devrin tamamlanmadığını ve bu şartlarda çalışmanın davacı şirkete zarar vermeye başladığını, protokol gereği anlaşılan 745.000,00.- TL ve daha sonra sözlü olarak davalı ile anlaşılan ve davalıya verilen 730.000,00.- TL tutarında sıralı çeklerden 105.000,00.- TL’lik kısmı …adına havale yapıldığını, bugüne kadar yapılan ödemenin geri kalan kısmının davalı tarafından keşide edilen 60.000,00.- TL meblağlı çek marifetiyle ödendiğini, işin devamında artık bir menfaatlerinin kalmadığını, sözleşmenin feshini isteme zaruretinin hasıl olduğunu ileri sürerek 08/05/2013 tarihli sözleşmenin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, maden ruhsatının devri için tarafların anlaşmasından ayrı olarak hukuken idarenin (Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nün) izin vermesi gerektiğini, bunun için 06/05/2013 tarihinde maden işleri genel müdürlüğüne müracaat edildiğini, gerekli olan devir teminatı, ruhsat harcı ve çevre uyum teminatının davalı firma tarafından yatırıldığını, Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nün 24/09/2013 tarihli yazısında ruhsatın devrinde sakınca bulunmadığını bildirdiğini, ancak davacı firmanın 31/12/2013 tarihinde hiç bir sebep ve gerekçe göstermeden mermer ocağı ruhsatının devrinden vazgeçtiğini, davacı firmanın 10/01/2014 tarihli başvurusu sebebiyle idarenin davacı firmaya ruhsat devrinden vazgeçtiği için yatırdığı harçları ve teminatını iade ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü’ne müzekkere yazılarak dava konusu dosyanın gönderilmesinin istendiği, müzekkere cevabında söz konusu ruhsatın ruhsat sahibi Gür-Mer Madencilik Taşımacılık İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.’den Asenka Mermer Mad. Dış. Tic. Ltd. Şti’ ne devir edilmesine yönelik 06/05/2013 tarih ve 91998 sayılı dilekçe ekinde Genel Müdürlüklerine başvurulduğu ancak Asenka Mermer Mad. Dış. Tic. Ltd. Şti tarafından 31/12/2013 tarih ve 150277 sayılı dilekçe ile söz konusu devir talebinden vazgeçildiğinin tespit edildiğinin bildirildiği, sözleşmenin feshinde zaman aşımının bulunmadığı, taraflar arasında yapılan sözleşmenin her iki tarafa borç yükleyen sözleşme olduğu, sözleşme kapsamında kendi edimini yerine getirmeyen davacının davalıdan edimlerini ifa etmesini talep edemeyeceği, davacının davasının sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 5.640,70 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 22.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.