YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4738
KARAR NO : 2021/1923
KARAR TARİHİ : 02.03.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24.12.2019 tarih ve 2018/712-2019/1042 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesinin temlik alan davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı banka ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, diğer davalıların sözleşmeyi müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, imzalanan genel kredi sözleşmeleri uyarınca kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında başlatılan icra takibinin davalıların haksız olarak itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazı iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davalının şirket hisselerini 12/09/2011 tarihinde devrettiğini, banka kayıtlarında 13/09/2011 tarihi itibariyle davalı şirketin bankaya vadesi geçmiş ve ödenmemiş bir borcu bulunmadığının anlaşıldığını, davalının toplam 12 bankaya 24/12/2012 tarihli ihtarname ile şirket ortalıklığından ayrıldığını bildirdiğini, davacının davalıya 09/01/2013 tarihli kredi kat ihtarı tebliğ ettiğini, davalının bu ihtara 14/01/2013 tarihli cevabi ihtarla itiraz ettiğini, davalının 31/07/2012 tarihi genel kredi sözleşmesinde imzası bulunmadığını, kredilerin bu tarihten sonra kullanılmış olduğunu, imzası bulunmayan 31/07/2012 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredilerden sorumluluğu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Kristal Gıda Turizm Nakliyat Toptan ve Perakende Satış Dağıtım Pazarlama San. Tic. İth. İhr. Ltd. Şti., … ve … vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davalı … yönünden davacı tarafın icra takibine ve davaya konu kredi alacağının hangi sözleşmeden kaynaklandığı hususunu her türlü tereddütten uzak ispat edemediği, hal böyle olunca da takibe konu kredi alacağının 31/07/2012 tarihli davalının imzası bulunmayan sözleşmeden kaynaklandığının kabulünün gerektiği, bu suretle davalının imzası olmayan Genel Kredi Sözleşmesi nedeniyle açılıp kullandırılan kredi nedeniyle icra takibine konu alacaktan sorumlu olmayacağı, gerekçesiyle davalı … hakkında açılan davanın reddine, bozma kapsamı dışında kalan hususlar kesinleştiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karara karşı davacı temlik alan vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı temlik alan vekilinin aşağıda belirtilen bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı temlik alan vekilinin vekalet ücreti yönünden temyiz istemine gelince, davacı temlik alan Birikim Varlık Yönetim A.Ş. temlik eden ING Bank A.Ş.’den nakdi alacakları temlik almış olup, gayrinakdi alacakları temlik almadığından mahkemece gayrinakdi alacakla ilgili davalı yararına maktu vekalet ücreti takdiri doğru görülmemişse de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 6. nolu bendinin hükümden çıkarılarak 6100 sayılı HMK.’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğince hükmün bu şekliyle düzelterek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı temlik alan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 6.bendinin çıkarılarak hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden temlik alan davacıya iadesine, 02.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.