Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/4894 E. 2021/1397 K. 18.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4894
KARAR NO : 2021/1397
KARAR TARİHİ : 18.02.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.10.2017 tarih ve 2014/117 E. – 2017/653 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 14.02.2019 tarih ve 2018/607 E. – 2019/178 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesinin duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 15.02.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Dr. … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 13.11.2013 tarihinde aldığı ihrakiye teslim lisansına istinaden Sabiha Gökçen Havalimanında kiraladığı depoda ulusal ve uluslararası uçak şirketlerine yakıt vermek amaçlı sözleşmeler imzaladığını, işini Bursa ve Antalya Havalimanlarında da yürütmek üzere alanları kiraladığını, Tüpraş tarafından 19.12.2013 tarihinde ürün talebinin karşılanmadığını, ihrakiye lisansına rağmen davalının yakıt vermemesi nedeniyle sadece 14 gün yakıt satabildiğini, zararının her geçen gün arttığını, ihtiyati tedbir karar tarihine kadar hiç yakıt alamadıklarını, ihtiyati tedbir kararının daha sonra kaldırıldığını, önceki yapmış olduğu anlaşmalara istinaden yakıt temin edemediği için zarar ettiğini, bu nedenle şimdilik 100.000,00 TL zararının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, EPDK tarafından yapılan bildirim ile lisansına istinaden kendilerinden akaryakıt temin eden dava dışı Batı Karadeniz Akaryakıt Ltd. Şti hakkında soruşturma olduğunu, bu şirkete yakıt verilmesinin durdurulduğunu, davacının kendi lisansı ile teslim aldığı yakıtı bu şirkete ikmal ettiğinin belirlendiğini, bu nedenle davacıya akaryakıt ikmalinin durdurulmasının istendiğini, lisans sahiplerinin EPDK talimatlarına uymak zorunda olduğunu, ilgili mevzuat, adli ve idari merci kararları ve talimatları doğrultusunda davranıldığını, taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, davalının tek satıcı olmadığını, davacının zararının ne şekilde olduğunun belgelenmediğini, Batı Karadeniz Şirketi hakkında kaçakçılık soruşturmasının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce, taraflar arasında yazılı sözleşme olmayıp ticari ilişkinin olduğu, davalı tarafından 19.12.2013 tarihinde akaryakıt satışının durdurulduğu, davacının ancak 21.03.2014 tarihinde lehine aldığı ihtiyati tedbir kararı ile akaryakıt temin edebildiği, davalının tek üretici olup, tek satıcı olmadığı, davacının diğer lisans sahibi firmalardan ürün temininin ekonomik açıdan rasyonel olmayacağı, davacının ürün temin edemediği için satış yapamadığı dönemde kar kaybının 146.127,59 TL olduğunun ve alacağın bu miktara ıslah edildiği gerekçesiyle davanın anılan bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, uçak yakıtının ÖTV’ye tabii olmaması nedeniyle iç piyasaya verildiği yolunda kamuya yansıyan haberlere göre Tüpraş’tan ÖTV’siz alınan jet yakıtlarının uçaklar yerine iç piyasaya sürüldüğü, istasyonlarda normal motorin fiyatının çok altında satılması nedeniyle tercih edildiğinin kamuya yansıdığı göz önüne alındığında, davacının lisansı iptali edilen bir şirkete aldığı yakıtın tamamını satmasının olağan koşullarda ticari bir faaliyet olarak kabul edilemeyeceği, dosya mevcudu delillerin, davalının davacıya ikmali durdurmasının hukuka aykırı olduğunu kabule yeterli olmadığı, buna göre uçak yakıtının ucuzluğu nedeniyle kara taşıtlarında kullanılmasının sakıncaları, davacının müşterisi iki şirketin vergi soruşturmalarına tabi tutulması, sadece lisansı iptal edilen şirkete satış yapılması gözetildiğinde, davalının kamu güvenliğini gözeterek mal teminini durdurmasına ilişkin eyleminin hukuka aykırı olduğunun kabul edilemeyeceği, davacı şirketin haklarının ihlal edildiği sonucuna varılamayacağı, her ne kadar ilk derece mahkemesi kararında davacının diğer lisans sahibi şirketlerden ürün almasının ekonomik açıdan rasyonel olmayacağı ifade edilmişse de, davalının tek satıcı konumunda bulunmadığı, davacının diğer lisanslı şirketlerden ürün temin edebileceği, davalının yükümlülüklerini yerine getirdiği, davacının zararını tazmin yükümlülüğünde olmadığı, ürün ikmalini durdurmasını haklı ve objektif nedenlere dayandırdığı, bu nedenle sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdiren 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 18.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.