YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4978
KARAR NO : 2021/2595
KARAR TARİHİ : 18.03.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14.09.2017 tarih ve 2014/1168 E- 2017/693 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nce verilen 01.07.2019 tarih ve 2017/3266 E- 2019/1116 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 15.03.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Dr. … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalıya patates tohumu siparişi verdiğini, davalının bu hususta düzenlemiş olduğu fatura bedelinin davacı tarafından ödenmesine rağmen fatura içeriği malların gönderilmediğini, ödenen mal bedelinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine davalının itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının satın aldığı patates tohumunun davacının çalışanına depoda teslim edildiğini, fatura tanzim edildiğini, hesap mutabakatı yapıldığını savunarak davanın reddi ile % 20 oranında kötü niyet tazminatı istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce, asıl olanın peşin satış olduğu, davacının bunun aksini ve mallar teslim edilmeden avans ödemesi yaptığı yönündeki iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiği, ancak bu yönde bir ispatın söz konusu olmadığı, davacının yemin teklifinden vazgeçtiği, davacının teslim aldığı mal bedellerinin iadesini istemekte kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine, % 20 oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, eldeki davada ispat yükünün davacıda olduğu, davacının iddialarını yazılı delil ile ispat edemediği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353-b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 18.03.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.