Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/5009 E. 2021/2906 K. 25.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5009
KARAR NO : 2021/2906
KARAR TARİHİ : 25.03.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.09.2019 tarih ve 2019/353- 2019/979 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 22.03.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, taraf şirketlerin çeşitli nitelik ve nicelikte kumaş alımı konusunda anlaştığını, bu anlaşma uyarınca davacının davalıya 50.000 TL bedelli teminat mektubu ile çekler verdiğini, davalının gönderdiği kumaşların kararlaştırılan nitelikte ve nicelikte olmadığını, müvekkilinin bu durumu derhal davalıya bildirdiğini, karşılıklı olarak sözleşmenin feshedildiğini, ancak davalının başkaca kumaşlar göndermeye devam ettiğini, varılan mutabakat gereğince davacının kendisine gönderilen bütün malları sevk irsaliyesi ile iade ettiğini, davalı tarafça gönderilen ihtarname ile çeklerin ve malların alınmadığının bildirildiğini, asıl davaya konu 4 adet çekin ve teminat mektubunun davacıya iade edilmediğini, birleşen davaya konu beş adet çekin de bankaya ibraz edilerek tahsil edilmesi üzerine, bedelin iadesi için davalı aleyhine başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; asıl davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, henüz tahsil edilmeyen 120.000,00 TL bedelli 4 adet çekten ve 50.000,00 TL bedelli teminat mektubundan dolayı borçlu olmadığının tespitine, çeklerin ve teminat mektubunun davacıya iadesine; birleşen davada davalı aleyhine başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, davacıya teslim olunan malların ayıplı olmadığını, aksinin kabulü halinde dahi ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, ayıplı olduğu iddia edilen malların ve dava konusu çeklerin davalıya teslim edilemediğini savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini, birleşen dava yönünden kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı tarafından tanzim edilen 9 adet iade faturasının davalı defterinde kayıtlı olduğu, bunlardan 4 adet faturanın kayıttan sonra davalı defterinden çıkarılmasının sonuca etkili olmadığı, buna göre davacıya teslim edilen malların 763.376,02 TL bedelli iade faturalarıyla davalıya iade edildiğinin kabulünün gerektiği, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalıya teslim edildiği ispatlanan asıl davaya konu iki adet çek yönünden davacının borçlu olmadığı ve nakde çevrilen teminat mektubu bedelinin davacıya iadesi gerektiği, birleşen dava yönünden tahsil edilen çeklerin bedelinin davalıdan faiziyle birlikte tahsili gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, toplam 60.000.-TL bedelli iki adet çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, diğer iki çek yönünden yapılan istemin reddine, teminat mektubu bedeli 50.000 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kabul edilen kısım yönünden iptaline, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin, asıl ve birleşen davada davalıdan alınarak, asıl ve birleşen davada davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 12.807,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davalıdan alınmasına, 25.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.