YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5013
KARAR NO : 2021/3458
KARAR TARİHİ : 08.04.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13.04.2017 tarih ve 2016/570 E. – 2017/364 K. sayılı kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nce verilen 25.01.2019 tarih ve 2017/1936 E. – 2019/247 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, duruşma için belirlenen 05.04.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ihbar olunan Air Tour Turizm ve Tic. AŞ’nin davalı hakkında takip başlattığını, bu takibe konu alacakların bir kısmının davacıya temlik edildiğini, davacının icra takibi sırasında alacağından vazgeçtiğine dair 26.02.2013 tarihli bir dilekçe verdiğini, bu dilekçe ile vazgeçtiği alacağın temlik alınan ve ihbar olunan Air .. A.Ş. lehine olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı temlik alacaklısının takipten değil alacaktan feragat ettiğini, davacı tarafın icra dosyasına sunduğunu beyanının alacağın özünden feragat niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının dava konusu alacağı Air Tour Turizm A.Ş.’den temlik aldığı, temlik aldığı ve alacaklı yerine geçmiş olduğu icra dosyasından önceki alacaklı lehine vazgeçmenin hukuki sonuç doğurmayacağı, vazgeçmenin olsa olsa borçlu lehine hukuki sonuç doğuracağı ve vazgeçilen miktar kadar borçlunun borcundan kurtulma sonucuna ulaşılacağı, dava konusu edilen 26.02.2013 tarihli davacı şirket yetkilisinin “alacağımdan vazgeçiyorum” şeklindeki beyanının icra mahkemesi
tarafından da davalı lehine vazgeçme olarak değerlendirildiği ve karara bağlandığı, kararın kesinleştiği, dolasıyla vazgeçmenin davalı lehine olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, dava dilekçesi ve dosya kapsamı incelendiğinde davacının işbu tespit davasını açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı yönünde re’sen inceleme gerektiğinden bu husus incelendiğinde temlik aldığı alacaktan vazgeçtiği yönündeki davacının irade açıklamasının ne anlama geldiğinin yorumlanması irade beyanında bulunan davacının tespiti yönünde işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı, ancak takip borçlusu ile borcun gerçek alacaklısı olan takip alacaklısı arasında gündeme gelecek bir alacak veya menfi tespit davasının konusunu oluşturabileceği ve ancak böyle bir davada temlik alacaklısının icra dosyasındaki yukarıda özetlenen beyanının ne anlama geldiğinin tartışılabileceği gerekçesiyle sair istinaf nedenleri incelenmeksizin davacı … davalının istinafının kabulüne, ihbar olunan hakkında herhangi bir hüküm kurulmadığından ihbar olunanın istinaf hakkı bulunmadığı kanaatiyle istinafının usulden reddine, kararın kaldırılmasına, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı … davalıdan ayrı ayrı alınmasına, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine, 08.04.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.