Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/5014 E. 2021/4239 K. 29.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5014
KARAR NO : 2021/4239
KARAR TARİHİ : 29.04.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.04.2015 tarih ve 2011/293-2015/264 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 19.04.2021 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Dr. … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının pilot adi ortak olarak yer aldığı Saray-CCG İş Ortaklığı’nın Karayolları Genel Müdürlüğü’nün Gerze Sinop 125+000+159+500 devlet yolu inşaatının yapımını üstlendiğini, sözleşme kapsamında iş yaptığını, davacının araç kirası nakit ödeme ve adi ortaklık adına üçüncü kişilere yaptığı ödemeler neticesi cari hesabında adi ortaklıktan toplam 428.271,49 TL alacağının oluştuğunu, davacının alacağını talep ettiğini, ancak alamadığını, bunun üzerine Ankara 30. İcra Müdürlüğü’nün 2010/15727 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı Saray A.Ş’nin takibe itiraz ettiğini iddia ederek şimdilik 15.000,00 TL’nin davalı şirketten tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili mahkemeye sunduğu 14.03.2014 havale tarihli dilekçesi ile davasını 428.271,49 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraf defterlerinin incelenmesi neticesinde aldırılan raporlarda belirtildiği üzere davacının davalı şirketin de dahil olduğu adi ortaklıktan 428.271,46 TL alacaklı olduğu, dava konusu para alacağı olduğundan para alacaklarında adi ortaklığı oluşturan ortaklardan her birinin para borcundan müteselsilen sorumlu olduğu, bu sebeple alacaklının müteselsil borçlulardan birine veya hepsine karşı dava ikame etmekte serbest olduğu, davacının adi ortaklığı oluşturan davalıya karşı dava açmasında yasal engel bulunmadığı gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, davacının ıslah talebi de dikkate alınarak 428.271,49 TL’nin 22.07.2010 temerrüt tarihinden itibaren (talep tarihinde temerrüt gerçekleştiği kabul edilerek) avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, alacak davası olup alacağa konu borcun kaynağının adi ortaklık adına yapılan ödemeler olduğu iddia edilmiştir. Bilindiği gibi adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Adi ortaklığın bu niteliği itibariyle mecburi takip ve dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Bu durumda adi ortaklığı oluşturan tüm kişiler taraf gösterilerek dava açılması gerekir. Bu husus dava şartına ilişkin olup mahkemece re’sen gözetilerek diğer adi ortağı davaya dahil edip taraf teşkilinin sağlanması için davacı tarafa kesin süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 29.04.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dava alacak davası olup, alacağın dayanağı olan borç ve faturalar adi ortaklığa aittir. Adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmamaktadır.
Adi ortaklığın bu niteliği itibariyle mecburi takip ve dava arkadaşlığı söz konusudur. Bir başka anlatımla, adi ortaklık şeklinde yürütülen iş ve işlemlerden dolayı oluşacak olan uyuşmazlıklar sonunda açılacak olan davada, ortaklığı oluşturan tüm kişilerin davada taraf olarak gösterilmesi zorunludur.
Dava açıldıktan sonra ek süre verilmesi yoluyla taraf teşkilinin sağlanması mümkün değildir. (19. HD. 27.09.2018 tarih, 2016/17927 E, 2018/4563 K., 19. HD. 07.05.2018 tarih, 2016/18129 E. – 2018/2500 K. )
Mahkemece bu husus gözetilerek davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun farklı yöndeki bozma gerekçesine iştirak etmemekteyim.