Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/5015 E. 2021/3448 K. 08.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5015
KARAR NO : 2021/3448
KARAR TARİHİ : 08.04.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26.03.2019 tarih ve 2018/52-2019/166 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 05.04.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. …ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 02.10.2010 tarihli bayilik sözleşmesi ve davalının asgari alım taahhüdü bulunduğunu, bayilik sözleşmesinin haksız yere davalı tarafından fesholunduğunu, sözleşmenin davalı tarafça haksız feshi halinde davacıya kar mahrumiyeti ödeneceğinin sözleşme ile hüküm altına alındığını, alım taahhüdüne göre davacının eksik alım miktarınca hesaplanacak kar kaybının bulunduğunu ileri sürerek, 361.837,56 TL kâr mahrumiyeti alacağının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında 02.10.2010 tarihli sözleşme ve taahhütnamenin taraflarca anlaşmaya varılmama nedeniyle imzalanmadığını, taraflar arasında geerli olan 01.03.2008 tarihli beş yıl süreli sözleşmenin sona ermesi nedeniyle davalının sözleşmenin yenilenmeyeceğini ihtar ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, taraflar arasında 02.10.2010 tarihli beş yıl süreli akaryakıt bayiliği sözleşmesi ve asgari alım taahhüdü düzenlendiği, buna göre sözleşme süresi dolmadan sözleşmenin feshi halinde davacıya kar mahrumiyeti ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalının 29.03.2013 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği, beş yıllık süre için alımı taahhüt edilen miktardan alınan mal bedelinin mahsubu ile hesaplanan ve davacının o bölgede yeni bir bayi bulması için gerekli makul süre tespiti neticesinde hesaplanan kar mahrumiyetinin davalıdan tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davanın kabul edilen kısım yönünden faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 02.10.2010 tarihli otogaz bayilik sözleşmesinin davalı tarafça tek taraflı haksız feshi nedeniyle mahrum kaldığı karın, aynı tarihli asgari mal alım taahhütnamesine dayanılarak tespiti ve tahsili için açılmıştır. Davalı işbu davaya sunduğu 29.05.2014 havale tarihli cevap dilekçesinde “Davalı ile davacı şirket arasında 02.10.2010 tarihli LPG Bayilik Sözleşmesi imzalanmamıştır. Müvekkil davalı ile davacı şirket arasında 01.03.2008 tarihli LPG bayilik sözleşmesi imzalanmış olup 29.03.2013 tarihinde sözleşmenin süresinin bitmesi nedeniyle sözleşmenin yenilenmeyeceği … 29.03.2013 tarih … numaralı ihtarnameyle bildirilmiştir…” şeklinde belirtilmiş olup Mahkemece davalının bu dilekçesi ve yargılamaki diğer beyanları nazara alınarak 02.10.2010 tarihli sözleşme ve taahhütnamenin asılları getirtilip, o tarih itibariyle davalıya ait imza asılları da toplanıp huzurda da imzalar alınmak suretiyle anılan sözleşme ve taahhütnamedeki imzanın davacıya ait olup olmadığının tespiti ve alınan rapor sonucuna göre yargılamanın devam etmesi ve alacağın oluşup oluşmamasına göre bir hüküm kurulması gerekirken belirtilen savunmalara itibar edilmeksizin karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, bozma sebep ve şekline göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 08.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.