YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5112
KARAR NO : 2021/2591
KARAR TARİHİ : 18.03.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.04.2017 gün ve 2016/993 E. – 2017/280 K. sayılı kararı onayan Daire’nin 13.03.2018 gün ve 2017/4261 E. – 2018/1180 K. sayılı kararı aleyhinde davacılar … (müteveffa) mirasçıları …, … ve … vekili ile davacı … vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili, davacılar aleyhine İstanbul 2. İcra Müdürlüğü’nün 2002/20875 esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, takibin dayanağı olan 23.08.1990 tanzim tarihli, 16.12.2002 vade tarihli bonodaki keşideci imzasının davacı … ile diğer davacıların murisi olan …’a ait olmadığını, ayrıca bu bononun düzenlenmesini gerektirecek bir borcun da bulunmadığını, keza senedin tanziminden 12 yıl sonrasına vade tarihi yazılmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediğini iddia ederek bedelsizlik ve sahtelik sebeplerine dayalı olarak senet nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine ve takibin iptali ile % 40 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, dava konusu bonoya ciro yolu ile iyi niyetli hamil olunduğunu, ödenmemesi üzerine icra takibine konulduğunu, icra takibindeki alacağın diğer davalı …’a temlik edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, temlik alacaklısı olduklarını, iyi niyetli bulunmaları nedeniyle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesince onanmasına karar verilmiştir.
Bu kez davacılar vekilleri tarafından karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekillerinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar … (müteveffa) mirasçıları …, … ve … vekili ile davacı … vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 48,80 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacılar … (müteveffa) mirasçıları …, … ve … vekili ile davacı …’dan ayrı ayrı alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 18.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.