Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/5119 E. 2021/4497 K. 27.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5119
KARAR NO : 2021/4497
KARAR TARİHİ : 27.05.2021

MAHKEMESİ :L BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.12.2017 tarih ve 2016/198 E- 2017/1574 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 23.01.2020 tarih ve 2018/854 E- 2020/75 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 26.04.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av…. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalıdan fotokopi ve ozalit makinası satın aldığını, aynı tarihte davalı ile ile onarım ve yedek parça temin sözleşmesi yapıldığını, teslim edilen ürünün gizli ayıplı olduğunun kullanım sonrası anlaşıldığını, davalıya sözlü olarak arıza bildirimi yapıldığını, makinanın onarımının gerçekleşmemesi üzerine davalıya ihtarname gönderilerek önce malın ayıpsız misliyle değiştirilmesinin talep edildiği, bu talebin yerine getirilmemesi nedeniyle servis hizmetinin ayıplı olması nedeniyle ayrıca maddi zararın tahsilinin talep edildiğini, bu süreç içinde davacının maddi kayıplarının olduğunu ileri sürerek, satım konusu makinanın yenisiyle değiştirilmesini, bu mümkün olmazsa malın bedelinin faiziyle birlikte davacıya iadesini, servis sözleşmesinin şartlarının yerine getirilmemesi nedeniyle davacının uğradığı zararın tazminini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya teslim edilen makinanın ayıplı olmadığını, meydana gelen arızaların kullanımdan kaynaklandığını, davalının servis hizmetini kusursuz yerine getiridiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, dava konusu fotokopi makinasının 25.02.2011’de satın alındığı, ayıpla ilgili ilk ihtarnamenin 20.10.2014 tarihinde gönderildiği, bu süreç içinde davacının rutin bakımlar dışında malın ayıplı olduğu iddiasına dayalı herhangi bir servis hizmeti almadığı, yaklaşık dört yılın sonunda meydana gelen arızaların kaynağının ayıplı üretim olmayıp makinanın kullanım ömrü ile ilgili olduğu, makinanın ayıplı olduğu iddiasının ispatlanamadığı, taraflar arasındaki sözleşmede makinanın kullanım ömrünün dolmasıyla ilgili olarak yeni veya indirimli makine verileceğine dair bir hüküm de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, taraflar arasında iki farklı sözleşme imzalandığı, ibraz edilen deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre ayıba ilişkin servis kayıtlarının sunulmadığı, ayıpla ilgili ilk defa 2014 yılında ihtar gönderildiği, servis kayıtlarının normal bakımlara ilişkin olmakla arızaların kullanım ömrüne bağlı olduğu, davalı tarafça makina değişim talebinin kabul edildiğine dair iddianın ispatlanamadığı, makinada açık veya gizli ayıp tespit edilemediği, makinanın sürekli arızalanamaya ilişkin kazanç kaybı iddiasının ispatlanamadığı, taraflar arasındaki kopya başı servis hizmet sözleşmesine göre ayıplı veya hatalı kopyalardan ücret alınmayacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, davalının servis hizmet sözleşmesine uymadığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.