YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5120
KARAR NO : 2021/5165
KARAR TARİHİ : 17.06.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18.12.2017 tarih ve 2016/234 E- 2017/932 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 13.02.2020 tarih ve 2018/978 E- 2020/200 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 14.06.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekilleri Av. … ile Av. …. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Memoli İnş… Ltd. Şti.’ye ait mevduat hesabından, bu şirket temsilcisinin talimatı olmadan dava dışı …’a yapılan ödemeler nedeniyle şirketin davalıdan alacaklı olduğunu, bu alacağın Memoli İnş. .. Ltd.Şti. tarafından davacıya temlik edildiğini, alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu nakit para çekme işlemlerinin davalı çalışanlarınca dava dışı şirket temsilcisi tarafından verilen talimatlara dayalı olarak yapıldığını, şirketin …’a temsil yetkisi verdiğini, tahsilatların hesap sahibi şirketin bilgisi dahilinde olması gerektiğini savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, alacağı temlik eden şirketin zararına yol açan eylemin dava dışı Memoli İnşaat Ltd. Şti’nin çalışanı olan …’un şirketin banka hesabında bulunan paraları çekerek kullanması olduğu, şirket yetkilisi …’nın bu miktardaki bir paranın şirket hesabından çekildiği halde şirket için harcanmadığını, vergi borcu ve SGK ödemelerinin yapılmadığını, çek ödemelerinin yapılmadığını bilmemesinin eylemin 4 yıla yakında sürmesi nazara alındığında hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dava dışı şirketin çalışanı … ile davalı banka çalışanlarının birlikte hareket ederek paraları çektiklerinin ve mal edindiklerinin ispat edilemediği, dava dışı Memoli İnşaat Şirketinin yetkilisi olan …’nın faks ile gönderdiği ödeme talimatı ve telefon ile bildirdiği sözlü teyidi üzerine …’a ödeme yaptığından görevlerinin gerektirdiği özen ve dikkati gösterdikleri, kasıt ve ihmal şeklinde kusurlarının bulunmadığı, davalının doğan zarardan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın ve kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, alacağı temlik eden şirket yetkilisi … tarafından şirketin eski çalışanı …’a banka işlemleri yapmak üzere yetki verildiği, şirket hesabından yapılan 83 adet işlemin 47 adedine itiraz edildiği, itiraz edilen nakit çekim veya kullanılan kredinin nakit çekim işlemlerinin şirket yetkilisi tarafından imzalı faks talimatları ile gerçekleştirildiği, çalışan …’a aynı yöntemle yapılan diğer ödemelere itiraz etmeyerek, bu işlemlere sessiz kalarak zımnen (örtülü olarak) icazet verdiği ve yapılan işlemlere itiraz etmeyeceği hususunda davalı bankada haklı bir güven uyandırdığı, dava konusu nakit para çekme işleminin 2008 ile 2012 yılları arasındaki döneme yayıldığı, temlik eden şirketin nakit çekilen kredileri geri ödediği, dava konusu edilen miktarda ödeme tutarından haberdar olmamasının basiretli bir tacirden beklenemeyeceği, davalı banka çalışanlarının görevlerinin gerektirdiği özen ve dikkati gösterdikleri, kasıt ve ihmal şeklinde kusurlarının bulunmadığı ve davalı bankanın sorumlu tutulması ve bankaya hafif kusur dahi izafe edilemeyeceği gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 17.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.