Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/5128 E. 2021/4912 K. 09.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5128
KARAR NO : 2021/4912
KARAR TARİHİ : 09.06.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15.03.2018 tarih ve 2013/740 E. – 2018/229 K. sayılı kararın davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne-esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce verilen 26.09.2019 tarih ve 2018/1502 E. – 2019/1185 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından duruşmalı, davalı … vekili tarafından duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 07.06.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. …, davalılardan … vekili Av. … ile davalılardan … San. Ve Tic. A.Ş vekili Av. Bünyamin Şenel dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Mine Yücel tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında ticari mal alım ve satımı nedeniyle devam eden ticari ilişki ve oluşan güven ile davacının, davalı şirketten alacağı mal için 26.12.2001 tarihinde davalı şirketin aynı tarihli yazılı talimatı uyarınca makbuz karşılığı davalı şirket çalışanı diğer davalı …’na 300.000 USD elden avans ödemesi yaptığını, ancak davalı şirketin bu avans ödemesine karşılık davacıya herhangi bir mal vermediğini, davalı şirket ile ticari ilişki davacının diğer şirketleri vasıtasıyla devam ettiği için o dönem bunun sorun teşkil etmediğini, ancak 2006 yılında tüm şirketler arasındaki ticari ilişki sona erdiğini, davalıya ödenmiş olan bu paranın iade edilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000 USD’nin dava tarihinden itibaren bankalarca USD tevdiat hesaplarına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Şirket vekili, davacının 26.12.2001 tarihli makbuzu dayanak göstererek davalılar hakkında başlattığı icra takibi olduğu halde bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının dava konusu edilen makbuzda alacaklı sıfatının bulunmadığını, makbuz ve ödeme talimatını imzalayan davalı şirket çalışanlarının bu yönde bir yetkilerinin bulunmadığını, davacının yaptığı ödemenin karşılığı verilen bir sipariş bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı …, davacının aynı makbuza dayanarak hakkında başlattığı icra takibi olduğu halde bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davalı şirkette şoför olarak çalıştığını, para alma veya verme konusunda yetkisi bulunmadığını, evrak teslim etme işini çogu kez yaptığını makbuzunda bu esnada imzalatılmış olabileceğinden imzaya ilişkin itirazını saklı tuttuğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davacının dava konusu 26.12. 2001 tarihli para makbuzunun davalıdan alınacak mal için avans verildiği iddiasını gerek makbuz içeriği ile gerekse de taraf defterleri incelenemediğinden ispat edemediğini, makbuzun peşin alış veriş için verilmiş olduğunun karine teşkil ettiğini, aksini ispat etmenin davacıya ait olduğunu, davacının kendi kabulünde olduğu üzere paranın davalı şirkete ulaştırılmak üzere diğer davalıya verildiği, davacının bu paranın avans olduğunu ispat edemediğinden, mal karşılığı peşin ödeme olduğunun kabulü ile davalı …’nun da sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı ve bu konuda davalı şirket yetkililerincede yemin edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı,davalı şirkete avans ödemesi yaptığını ve bu ödemeyi davalı şirkete çalışanı davalı … vasıtasıyla elden para ile gönderdiğini kanıtlayamadığı, bu iddiasını kanıtlamak üzere davalı şirkete teklif olunan yeminin de şirket yetkilisi tarafından eda edildiği, yerel mahkemenin davalı şirket aleyhindeki davanın reddi gerekçesinin bu şekilde düzeltildiğini, 26.12.2001 tarihli belgedeki imzanın davalı …’nun eli mahsülü olduğu tespit edildiğinden, davacından parayı teslim alan davalı … hakkındaki davanın kabulü gerekirken, ret kararı verilmesinin isabetsiz olduğu, İlk Derece Mahkeme kararı kaldırılarak yeniden hüküm verileceğinden davalı şirket vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine gerek görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davalı … Örme San. ve Tic. A.Ş aleyhindeki davanın reddine, davalı Abdurrrahman Çavuşoğlu aleyhindeki davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı ve davalı … vekillerince temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı ve davalı … istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, takdir olunan 3.050,00 TL vekalet ücretinin davalı … alınarak davacıya verilmesine, duruşmada hazır bulunan davalı şirket için 3.050,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26.094,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı …’ndan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 09/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.