YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5187
KARAR NO : 2021/4972
KARAR TARİHİ : 10.06.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 31/10/2019 tarih ve 2018/609-2019/520 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar … ve … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 07.06.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılardan … vekili Av. … ve davalılardan … ile … vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Dr. … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalılar … ve …’ın davacıların murisi …’a ait boş bir senedi iade etmeleri gerekirken ellerinde tutup doldurarak ve tahrif ederek diğer davalı …’a ciro ettiklerini, …’ın da bu senedi icra takibine koyduğunu iddia ederek davacıların davalılara borçlu olmadıklarının tespitine, senedin taraflarına iadesine, %40 oranında kötü niyetli takip tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar … ve … vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacıların senette bulunan imzanın murisleri …’a aidiyeti konusunda emin bulunmamakla birlikte, ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporunda imzanın kat’i şekilde muris …’a aidiyeti konusunda kesin bir beyanda bulunulmadığı, ancak senedin miktarına yapılan “000” tahrifatın davalılar … ve … elinden çıktığının tespit edildiği, senedin ilk hali olan 150.000.000 TL (eski para) şekliyle tahrifata konu edildiği, bu şekilde senedin yeni para ile 150,00 TL olarak hüküm ifade edeceği, davacıların tahrifat yapılmamış şekilde 150,00 TL ile borçlu bulunmadıklarını ispat edemedikleri, senedi tahrif eden davalı … ve …’nın kötü niyetli oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine, Antalya 1. İcra Müdürlüğü’nün 2007/13977 esas sayılı icra takip dosyasına konu senetten dolayı davacıların 149.850,00 TL borçlu olmadıklarının tespitine, bu miktar üzerinden %40 tazminatın davalılar … ve …’tan alınarak davacılara verilmesine, senedin iadesine yönelik talebin reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılar … ve … vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar … ve … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışına kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2) İİK m. 72/5 hükmü; “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz,” düzenlemesini içermektedir. Bu hüküm gözetilmeden dava konusu senedi takibe koymayan davalılar … ve … aleyhine tazminata hükmolunması doğru değildir. Öte yandan mahkemece verilen ve bozmaya konu ilk kararda da davacılar lehine tazminata hükmolunmamış ve bu husus davacılar tarafından temyiz konusu yapılmamıştır. Bu halde bozmaya uyularak verilen temyize konu işbu kararda davacılar yararına tazminata hükmolunması, usuli kazanılmış hak ilkesini de ihlal etmektedir. Bu nedenle hükmün bozulması gerekmektedir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 HMK’nın geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 5236 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile değiştirilmeden önceki 438/7 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki (1) nolu bend uyarınca davalılar … ve … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının “2” nolu bendinin hükümden çıkartılarak yerine “2” nolu bend olarak “Davacıların tazminat talebinin reddine” sözcük dizisinin eklenerek hükmün değiştirilen bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı … ve … yararına takdiren 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılar … ve …’a verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalılar … ve …’a iadesine, 10/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.