YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5358
KARAR NO : 2021/3323
KARAR TARİHİ : 05.04.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 05/03/2020 tarih ve 2017/165-2020/293 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının %40, davalının yeğeni …’un %20 hissedarı olduğu dava dışı Al-Ka İnş. ve Turizm Ltd. Şti.’nin temsile yetkili müdürünün 22/03/2011 tarihinden 22/03/2016 tarihine kadar davalı … olduğunu, davalının şirkete ait İstanbul ili, …İlçesi, … Mahallesi, …Ada …Parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 hissesini ehliyetsiz ve muvazaalı bir şekilde şirket sermayesini azaltıcı ve ortaklardan mal kaçırmaya yönelik olarak diğer davalı şirkete devir ve temlik ettiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacının ortağı olduğu dava dışı Al-Ka İnş. ve Turizm Ltd. Şti. adına tapuya kayıt ve tesciline, bunun mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Al-Ka İnş. ve Turizm Ltd. Şti.’ye ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş olup, ıslah dilekçesi ile talebini 6.650.000.- TL’ye artırmıştır.
Davalı … vekili, dava konusu taşınmaz üzerinde ipoteklerin tesis edildiğini, davalı şirket ile protokol yapıldığını, bu nedenle işlemlerden davacının haberinin olduğunu, kaldı ki davalının şirkete ait taşınmazlarını satma ve devretme yetkisinin olduğunu, taşınmazın rayiç bedelinden satıldığını, mal kaçırma gayesi olmadığını, satış işleminden sonra şirket tarafından tekrar beş yıllık süre için müdür olarak seçildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı …. vekili, davalının iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, davacının husumet ehliyeti olmadığını, satış işleminin geçerli olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece usule ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporlarına göre, bozma ilamında önce birleşen davanın tekrar tefrik edildiği, devam eden asıl davaya yönelik yargılamada, davacının davalı … İstanbul İnşaat A.Ş’ye yönelttiği davasından feragat ettiği, bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesinin gerektiği, davalı … yönünden ise, dava konusu taşınmazın tapuda satış değeriyle dosyada alınan bilirkişi raporlarındaki değerlerin birbirleriyle örtüştüğü, dosya kapsamı itibariyle de davalının yapmış olduğu satışın muvazaalı olduğu yönünde herhangi bir ispat vasıtası sunulmadığı, yapılan satışın gerçek bir satış olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davalı … İstanbul İnşaat A.Ş yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davalı … yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 05/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.