YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5381
KARAR NO : 2021/5353
KARAR TARİHİ : 24.06.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.05.2018 gün ve 2015/236 E. – 2018/376 K. sayılı kararı bozan Daire’nin 27.02.2020 gün ve 2018/4743 E. – 2020/2153 K. sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin TMSF’ye devredilen … Anafartalar Şubesi’nde mevduat sahibi olduğunu, …’ın Bayındırbank A.Ş. bünyesinde birleştiğini, Bayındırbank A.Ş’nin unvanının …. olduğunu, davalı çalışanı …’un zimmet suçu nedeniyle tutuklanarak cezaevine gönderildiğini duyan müvekkilinin 09.12.2003 ve 22.12.2003 tarihlerinde bankaya yazılı olarak parasının akıbeti konusunda müracaatta bulunduğunu, 24.12.2003 tarihli banka cevabi yazısında davacı hesabında bulunan 50.605 USD’nin 26.03.2001 tarihinde aynı şubede bulunan başka bir hesaba virman yapıldığının ve hesap bakiyesinin sıfır olduğunun bildirildiğini, müvekkilinin bilgisi ve talimatı dışında hesabının boşaltıldığını, müvekkilinin sözkonusu hesaptaki paranın virman edilmesi ya da ödenmesi yönünde talimatı olmadığını, bankanın çalışanları üzerindeki denetim görevini ifa etmemesi nedeniyle kusurlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.605 USD ile sözkonusu miktara dava tarihine kadar işlemiş faizi 9.395 USD olmak üzere toplam 60.000 USD’nin 26.03.2001 tarihinden itibaren Devlet Bankalarının USD cinsinden açılmış, bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TCMB Efektif Satış Kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile 50.674,28 TL ve dava tarihine kadar işlemiş avans faizi olan 144.541,28 TL toplamı 195.215,63 TL’nin davalıdan tahsiline, asıl alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 38.005,71 TL asıl alacak, 108.429,75 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 146.435,46 TL’nin davalıdan tahsiline, asıl alacağa dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 10,30 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 24.06.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dairemizin 27.02.2020 tarih 2018/4743 esas -2020/2153 karar sayılı ilamında yazılı karşı oy gerekçeleri ile davacının karar düzeltme isteminin kabulü gerekir iken reddi yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.