YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5455
KARAR NO : 2021/1732
KARAR TARİHİ : 25.02.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.03.2018 gün ve 2017/522 – 2018/157 sayılı kararı bozan Daire’nin 10.10.2019 gün ve 2018/1904 – 2019/4730 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı … İnşaat Ltd. Şti.’nden satın alınacak mallara karşılık 135.000.- TL tutarında daire devrettiğini ve avans olarak 240.000.- TL tutarında 24 adet çek teslim ettiğini, 40.000.- TL ödendiğini, davalı şirketin ise sadece 179.289,75 TL değerinde mal teslim ettiğini, elinde bulunan çekleri ise kredi kullandığı davalı bankaya teminat olarak verdiğini, davacının aldığı mal nedeniyle sadece 4.289,75 TL borcu kaldığını ileri sürerek, bedelsiz kalan 20 adet çek nedeniyle 195.710,25 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davanın reddini ve tazminat verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, Dairenin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonrasında davanın kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar, (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nce bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1) Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 2018/1904 Esas ve 2019/4730 Karar sayılı 10.10.2019 tarihli bozma ilamının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Mahkemece Daire’nin bozma ilamına uyulmuş; ancak bozma ilamına yanlış anlam yüklenerek banka hakkında yanlış sonuca gidilmiştir. Davalı banka cevap dilekçesinde dava konusu çeklerin diğer davalı şirkete kullandırılan kredilerin teminatı olarak bankaya verildiğini söylemiş daha sonra cevap dilekçesini ıslah ederek dava konusu çekleri temlik cirosu ile aldığını bildirmiştir. Mahkemece yazılan gerekçeli kararda davalının bu ıslahına değer verilerek çekişmenin çözülmesi üzerine Dairece HMK’nın 179/2. maddesi uyarınca ikrarın ıslah ile geçersiz kılınamayacağına işaret edilerek meselenin banka yönünden bankanın cevap dilekçesini ıslah etmeden önceki şekline göre değerlendirme yapılması ve gerekçe oluşturmasına işaret edilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra bankanın çekleri teminat olarak aldığını ikrar ettiğinden banka hakkında da menfi tespit ve yapılan ödemeler yönünden istirdada karar verilmiştir. Bankanın kredi müşterisinin hamili olduğu çekleri tahsil cirosu ile alması durumunda bu çeklerin üzerindeki yetkisinin sadece tahsil yetkisi olacaktır. Ancak söz konusu çekler, diğer davalı şirketin davalı bankaya olan borcunun teminatı olarak alındığından söz konusu çeklerin teminat fonksiyonunun devam edip etmediğinin belirlenmesi gerekir. Mahkemece bankacılık konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla banka kayıt ve defterleri yerinde incelettirilerek dava tarihi itibariyle davalı asıl borçlu Karaca Limited Şirketi’nin davalı bankaya borcunun bulunup bulunmadığı, var ise borç miktarının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, Dairenin önceki bozma ilamı yanlış değerlendirilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de mahkemece verilen ilk hüküm Daire’nin bozma kararı ile tamamen ortadan kaldırıldığından davalı … İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. yönünden önceki hüküm maddi anlamda kesinleşse bile şekli anlamda kesinleşmediğinden bu davalı hakkında tekrar karar verilmesi gerekli olup yeniden hükme yer olmadığına dair karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 2018/1904 Esas ve 2019/4730 Karar sayılı 10.10.2019 tarihli bozma ilamının kaldırılmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 25/02/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Yerel Mahkemenin 23.12.2014 gün ve 2013/608 esas, 2014/1394 karar sayılı kararı ile “dava konusu çeklerin davalı bankaya rehnedilmediği, temlik cirosu ile devredildiği” gerekçesiyle davalı banka aleyhindeki davanın reddi kararının davacı vekilince temyizi üzerine Dairenin (Kapatılan 19. H.D) 28.01.2016 gün ve 2015/5421 esas – 2016/1084 karar sayılı kararı ile ” 2. ….. Dava konusu çeklerin davalı şirkete kullandırılacak kredilerin teminatı olarak bankaya verildiği davalı banka vekilinin cevap dilekçesinde ikrar edilmiştir. …” gerekçesiyle karar bozulmuş,
Yerel mahkemece, bozma ilamına uyularak ,dava konusu çeklerin davalı bankaya rehin cirosu (teminat) olarak verildiği gerekçesiyle dava banka yönünden de kabul edilmiş,
06.03.2018 gün ve 2017/522 esas, 2018/157 kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Dairenin 10.10.2019 gün ve 2018/1904 esas, 2019/4730 karar sayılı kararı ile “davacının somut olayda davalı bankanın çekleri ciro ile alırken bunların bedelsiz olduğunu bilerek ve keşideciyi zarara uğratmak amacıyla aldığını ispatlayamadıkça çekleri ödeme konusunda bankaya karşı sorumlu olacaktır. Somut olayda davacı bu hususu ispat edemediğinden davacının bankaya yönelik davasının reddi gerekirken …2 gerekçesi ile yerel mahkeme kararı tekrar bozulmuş,
Davacı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine yazılı gerekçe ile bozma ilamı kaldırılarak karar değişik gerekçe ile bozulmuştur.
Sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılamıyorum.
Uyuşmazlık çekte rehin cirosunun caiz olup olmadığına ilişkindir.
Poliçeye ait olup çek hakkında da uygulanması mümkün bulunan 6102 sayılı TTK 818 maddesinde, rehin cirosu ile ilgili aynı kanunun 689. maddesine yapılmış bir atıf bulunmadığından çekte rehin cirosu caiz değildir. Rehin veya bunun sonucunu elde etmeye yönelik olarak teminat amacıyla (gizli rehin cirosu) çekin ciro edilmesi halinde çeki devir alan kişi yetkili hamil olmayıp, çeke dayalı haklarını kullanamaz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin istikrarlı uygulaması da bu yöndedir. (Y. 11. H.D. 07.02.2018 gün 2016/13040 esas, 2018/828 karar, Y. 11. H.D. 07.11.2018 gün 2017/1263 esas, 2018/6862 karar, Y. 11. H.D. 16.01.2017 gün ve 2015/12305 esas, 2017/283 karar vd. sayılı kararları)
Dairenin (Kapatılan 19. H.D) 28.01.2016 tarihli bozma kararı, yerel mahkemece, sayın çoğunluk görüşünün aksine doğru bir şekilde değerlendirilerek dava konusu çeklerin gizli rehin cirosu ile davalı bankaya verildiği, davalı bankanın yetkili hamil olmadığı gerekçesiyle 06.03.2018 tarihli kararla isabetli bir şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sayın çoğunluğun ,gizli rehin cirosu ile dava konusu çekleri teminat olarak elinde bulunduran davalı bankayı yetkili hamil kabul etmesi, gizli rehin cirosuna bu şekilde geçerlilik tanıması Dairenin istikrarlı uygulamasına aykırıdır.
Bu halde davacı vekilinin 10.10.2019 tarihli Daire bozma ilamına yönelik karar düzeltme isteminin kabulü ile bozma ilamının kaldırılmasına, davalı banka vekilinin temyiz isteminin reddine, karar verilerek davacı vekilinin 24.04.2018 tarihli temyiz dilekçesindeki temyiz sebeplerine göre inceleme yapılması gerekirken, gizli rehin cirosuna geçerlilik tanıyan bozma gerekçesine katılamıyorum.