YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5459
KARAR NO : 2021/7196
KARAR TARİHİ : 16.12.2021
MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada KDZ.Ereğli 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 06.04.2017 tarih ve 2012/229 E. – 2017/104 K. sayılı kararın davalı …Ş. Vekili, davalı Turkasset Varlık Yönetim A.Ş. vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin Esastan Reddine – usulden reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 18.12.2019 tarih ve 2018/2120 E. – 2019/1578 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi temlik eden davalı banka vekili ve temlik alan davalı Turkasset Varlık Yönetim A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı İbrahim Akın Katı’ya ait olan ve 1044 parselde kayıtlı iken tevhid ile 895 ada 15 parselde kayıtlı bulunan taşınmazı 05/12/2006 tarihinde satın aldığını, 17/01/2007 tarih ve 193 numaralı işlem ile 1044 parselde davalı banka lehine tesis edilen ipoteğin bankanın yazısı üzerine fek edildiğini, ancak davalı bankaca ipoteğin fekki işleminin geçersiz olduğundan bahisle tapu kaydının düzeltilerek eski hale getirilmesinin bildirilmesi üzerine, davalı Tapu Sicil Müdürlüğünce davacının bilgi ve imzası olmaksızın, 1044 parselde bulunan 352,56 m2’lik arsa yerine 21/02/2007 tarihinde tevhid neticesinde oluşan 895 ada 15 parselde kayıtlı taşınmazdaki 1283,38 m2’lik arsa üzerine yeniden ipotek şerhi verildiğini, konulan ipoteğin hukuka aykırı olduğunu, ileri sürerek ipotek kaydının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Tapu Sicil Müdürlüğü vekili talep edilen hususlar açısından hiçbir ilgisi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı temlik eden Türk Ekonomi Bankası A.Ş. vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı temlik alan LBT Varlık Yönetim A.Ş. vekili, Fortis Bank A.Ş. tarafından dava dışı borçlu İbrahim Katı’ya kredi kullandırıldığını, bu kredinin teminatı olarak davaya konu taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiğini, kredinin geri ödenmemesi üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine geçildiğini, Fortis Bank A.Ş. tarafından davaya konu icra takibi ve kredi alacağının tamamının ekte sunulan temlik sözleşmesine istinaden davalı şirkete devir ve temlik edildiğini, icra takibi başladıktan sonra davaya konu taşınmazın üzerindeki ipotek yükümlülükleri ile birlikte davacıya satıldığını, akabinde ipotekli taşınmaz ile çevresindeki parsellerin ifraz ve birleştirme işlemleri sonucu ipotekli parsel ile davacıya ait diğer parselin birleştirildiğini, birleştirme sırasında işlemlerin yapılabilmesi için ipotek şerhinin tapu sicil müdürlüğü tarafından fek edildiğini, ancak birleştirme işlemleri sonucunda oluşan parsele yeniden ipotek konulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ipoteğin terkin edilmesi sonrasında tekrar tesis edilen ipotek için malikin ipoteğin tescili istemine veya bu yönde bir mahkeme kararına rastlanmadığından, terkin edilen ipoteğin yerine tescil edilmiş olan ipoteğin hukuka aykırı olarak konulduğu gerekçesiyle davacının davalılardan Tapu Müdürlüğü aleyhine açtığı davanın husumetten reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulü ile, 895 ada, 15 parselde davacı adına tapuya kayıtlı taşınmaz üzerinde davalı banka lehine 28/04/2006 tarih 2586 yevmiye numarası ile tesis edilmiş ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiş, davalı …Ş. vekili, davalı Türkasset Varlık Yönetim A.Ş. vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tapu maliki olan davacının ipoteğin tapuya yeniden tescili için yazılı herhangi bir müracaatının bulunmadığı, davalı tarafça alınmış herhangi bir mahkeme kararı da bulunmadığı, açılan davanın kabulü ile davacı adına kayıtlı taşınmaz üzerine konulan ipoteğin fekkine dair ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı bankaca alacak diğer davalı Türkasset Varlık Yönetim Anonim Şirketi’ne temlik edilmiş ise de, temlik işleminin bankaca tapu müdürlüğüne bildirilmediği, açılan davada husumetin davalıya bankaya yöneltilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yönün bulunmadığı, davacı vekilinin katılma yoluyla temyizi yönünden davalı Tapu Müdürlüğüne izafeten Maliye Hazinesince ilk derece mahkemesince verilen hükme karşı herhangi bir istinaf başvurusu yapılmadığı, diğer davalıların istinafa başvurmaları davacıya istinafa gelmeyen tapu müdürlüğü aleyhine istinafa başvuru hakkı tanımayacağından davacının katılma yoluyla istinaf başvurusunun reddi gerektiği gerekçesiyle davalı …Ş. ile davalı şirket vekilerinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
Karar, temlik eden davalı Banka vekili ve temlik alan davalı Turkasset Varlık Yönetim A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, temlik eden davalı banka vekili ve temlik alan davalı Turkasset Varlık Yönetim A.Ş. vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, (temlik alan) davalı Turkasset Varlık Yönetim A.Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davalı Turkasset Varlık Yönetim A.Ş.’ye iadesine, aşağıda yazılı bakiye 15.574,68 TL temyiz ilam harcının temyiz eden temlik eden davalı bankadan alınmasına, 16/12/2021 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Uyuşmazlık, Bölge Adliye Mahkemesince davalı bankanın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi, bu kararında temyiz incelemesi sonucunda onanması durumunda gerek Bölge Adliye Mahkemesi ve gerekse Yargıtayca hükmedilecek istinaf red harcı ile temyiz onama harcının maktu mu yoksa nisbi mi olacağına ilişkindir.
492 sayılı Harçlar Yasası’nın 2. maddesinde “Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olacağı”,
(1) sayılı Tarifenin III karar ve ilam harcı başlıklı 1/a madddesinde “Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı”,
1/e maddesinde de “yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay, ve Yargıtay’ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı” düzenlenmiştir.
Bölge Adliye Mahkemelerinde işin esasını hüküm altına aldığı kararlar, ilk derece mahkemesinin yerine geçerek verdiği ve icrai kabiliyeti söz konusu olan kararlardır. Bu kararlar ise, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak 6100 sayılı HMK 353/1-b-2,3 maddelerine göre davanın kabulü veya reddi yönünde verilen kararlardır. İlk Derece Mahkemesi Kararının İstinaf incelemesi sonucunda doğru bulunarak verilen “istinaf başvurusunun esastan reddi” kararı davanın esası hakkında verilen ve işin esasına bölge adliye mahkemesince girilip verilmiş ve icra edilecek bir karar değildir. İlk Derece mahkemesi kararı geçerliliğini sürdürmektedir. Bu itibarla konusu belli bir değere ilişkin davada, davalının istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı 1 sayılı Tarifenin III-1-a maddesinde ifade edilen “esas hakkında” karar niteliğinde bulunmadığından Bölge Adliye mahkemesince nisbi değil, maktu karar ve ilam harcının alınması gerekmektedir.
Başvurunun esastan reddinde, aslında davanın esasına girilmemekte, ilk derece mahkemesi kararı doğru bulunduğundan dava hakkında ayrıca karar verilmemektedir. Kanun koyucunun buradaki “esastan” ifadesini, istinaf başvurusu sırasında dilekçeye, harca, süreye vb. şekli hususlara ilişkin bir eksiklik olmaması, istinaf sebeplerinin incelenerek ilk derece kararında usul veya esas yönünden hukuka aykırılık bulunmamasıdır. (Pekcanıtez-Usul-Medeni Usul Hukukun Sh. 2270 vd)
Keza İstinaf başvurusunun reddine ilişkin karar temyiz incelemesi olmadığı için onama kararı niteliğinde de değildir.(Pekcanıtez-Atalay-Özekes Sh. 583, Konuralp, Uluslararası Toplantı Sh. 260, Özekes-100 soruda İstinaf ve Temyiz sh. 99)
1) Sayılı Tarifenin III-1-e maddesi tasdik (onama) edilen kararlar için nisbi karar ve ilam harcı alınacağını düzenlemiş olduğundan Bölge Adliye Mahkemesinin kararı niteliğine göre nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi mümkün olmayıp bu nedenle de maktu harç alınmalıdır.
Aksi düşüncenin kabulü T.C. Anayasası’nın 73/3 maddesindeki “Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağına” ilişkin temel hükme de aykırılık teşkil edecektir ki vergi ve harç yükümlülüğü konusunda kıyas veya yorum yoluyla yükümlülük getirilmesi mümkün değildir.
Somut uyuşmazlıkta, nisbi değere tabi bulunan davada, davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ve nisbi karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı hükmedilen karar ve ilam harcı yönünden yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere aykırılık teşkil etmektedir.
Diğer taraftan davalı, istinaf başvurusunun esastan reddi kararını temyiz etmiş olup, red kararının temyiz incelemesi sonucunda alınması gereken onama harcı (1) sayılı Tarifenin 2.a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi Kararına, alınan harcın niteliğine göre maktu olmalıdır.
Bu halde, davalı banka yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki nisbi karar ve ilam harcının maktu karar ve ilam harcı olarak düzeltilmesi suretiyle HMK 370/1. maddesi gereğince kararın onanması, Daire onama ilamında da nisbi yerine maktu onama harcına hükmedilmesi gerekmektedir.
Davalı … yönünden ise;
Temyiz incelemesi sırasında yürürlüğe giren 7338 sayılı Yasa’nın 58. maddesi ile değişik 5411 sayılı Yasa’nın 143/6 maddesi gereğince 492 sayılı Harçlar Kanununa göre ödenecek harçlardan muaf tutulmuş olup, adı geçen davalının karar ve ilam harcı yükümlülüğüne ilişkin İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının hüküm fıkrasının, onama ilamında olduğu gibi düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesi de isabetli olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum.