YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5551
KARAR NO : 2021/3701
KARAR TARİHİ : 15.04.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.05.2017 tarih ve 2015/324 E-2017/375 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nce verilen 25.09.2019 tarih ve 2017/1421-2019/1769 sayılı karar davalı vekilince temyiz edilmiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nce temyiz isteminin reddine dair 28.04.2020 tarihli ek kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, mal alım satımına dayalı davalı ile aralarında 2014 yılından bu yana ticari ilişki bulunduğunu, ham madde tesliminden sonra fatura kesildiğini ve ödemelerin yapıldığını, ancak daha sonraki satımda davalı tarafın ön ödeme talep ettiğini, çek ve EFT ile ödemelerin yapılmasına rağmen mal tesliminin yapılmadığını, yapılan ödemelerin iadesi için Manisa 6. İcra Müdürlüğü’nün 2015/2380 esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlattıklarını, takibin itirazla durduğunu iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının davacı şirkete borcunun olmadığını, satılan ve teslim edilen malların bedelini tahsil ettiklerini, bunun dışında tahsilat yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce, alınan bilirkişi raporları ile davalının davacıya 47.729,13 TL borcu bulunduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, ilk derece mahkemesince verilen kararın dosya içerisinde mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi’nin 2017/1421 esas ve 2019/1769 karar sayılı ve 28.04.2020 tarihli ek kararı ile hükmün kesin nitelikte olduğu ve temyiz kabiliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Ek karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince temyiz isteminin reddine yönelik olarak verilen ek kararda hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi ek kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 15.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.