Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/5580 E. 2021/3861 K. 20.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5580
KARAR NO : 2021/3861
KARAR TARİHİ : 20.04.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02/10/2019 tarih ve 2019/71 E. – 2019/651 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı … tarafından davacılar aleyhine 17.05.2012 tanzim, 21.05.2012 vade tarihli ve 2.850,000,00 TL bedelli bonoya istinaden icra takibi başlatıldığını, davacıların takibe konu bonoda kefil olarak yer aldıklarını, söz konusu bononun davalı …’a teminat amaçlı verildiğini, teminat şartının da gerçekleşmemesi nedeniyle bedelsiz olmasına rağmen kötü niyetli olarak takibe koyulduğunu ve icra dosyasının diğer davalıya temlik edildiğini, bononun teminat senedi olduğunu, davalının ceza soruşturmasında vermiş olduğu ifadesinde kabul ettiğini ileri sürerek, davacıların borçlu olmadığının tespiti ile lehlerine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, icra takibine konu edilen bononun teminat için verildiğine dair üzerinde bir ibare yada herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davacıların senedin teminat amaçlı verildiğine ilişkin soyut iddiaları dışında belge sunmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, davalının senedi temlik alan konumunda olduğunu ve senedin teminat senedi olmadığını, senedin asıl borçlusu … ve … arasında herhangi bir borcun bulunmadığı iddiasının davacılar tarafından ispatlanması gerektiğini, bu durumun davalı tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, davalı …’ın verdiği ifadeden de davalının sorumlu olmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davanın davacı kefiller ve dava dışı borçlu … aleyhine Antalya 9. İcra Müdürlüğü’nün 2012/3986 esas sayılı dosyasında davalı … tarafından başlatılarak sonrasında diğer davalı …’e temlik edilen Antalya 9. İcra Müdürlüğü’nün 2012/3986 esas sayılı icra takibine dayanak 2.850.000,00 TL bedelli bononun teminat senedi olduğu ve bedelsiz olduğu iddiasıyla açılmış menfi tespit davası olduğu, davacı tarafça her ne kadar dava ve takip konusu senedin teminat senedi olduğu ileri sürülmüş ise de; davacıların takip ve dava konusu senette aval veren konumunda oldukları, senedin herhangi bir şekil noksanlığının bulunmadığı, 6102 Sayılı TTK’nun 702/2 maddesi gereğince senette aval veren konumunda bulunan davacıların senetten doğan taahhütlerinin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 20.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.