Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/5587 E. 2021/5021 K. 14.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5587
KARAR NO : 2021/5021
KARAR TARİHİ : 14.06.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.03.2018 tarih ve 2010/127 E. – 2018/358 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nce verilen 24.02.2020 tarih ve 2018/987 E. – 2020/222 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğunu ve yetkilerinin aynı kişiler olduğunu, davalı Ersel Ltd. Şti tarafından üretilen ürünlerin diğer davalı tarafından pazarlandığını, davacı şirketin davalı Sevpa Ltd.. Şti’nin Bursa bayiisi olduğunu ve bayilik ilişkisi kapsamında alacağı ürünlere karşılık olarak avans çekleri verdiğini, davaya konu 5 adet çekin de bu kapsamda avans çeki olarak verildiğini ancak müvekkilinin çek bedeli tutarında ürün alamadığını ve çeklerin bu suretle bedelsiz kaldığını, davacı …’in diğer davacının ortağı olmakla birlikte şahsi olarak ticari faaliyeti bulunmadığını, iade edilerek davacı şirkete gelen çekleri kullanmak üzere ciro ettiğini ancak sebebini anlayamadığı şekilde kaybettiğini veyahut çaldırdığını, bunun üzerine yetkili hamil sıfatıyla çeklerin zayi nedeniyle iptali için dava açtığını, dava sürecinde davalı Ersel Ltd. Şti’in çeklerin kendisi elinde olduğunu bildirerek davaya müdahil olduğunu ancak müvekkili … ile davalılar arasında çek verilmesini gerektirir bir ticari ilişki bulunmadığını ve müvekkilinin çekleri davalılara ciro etmediğini, ciro silsilesinin bozulması sebebiyle çeklerin kambiyo vasfını yitirdiğini ileri sürerek, müvekkillerinin davaya konu 5 adet çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine ve davaya konu çeklerin kambiyo vasfını yitirmiş olmaları sebebiyle iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olup, soyut borç ilişkisi doğurduğu, kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığını iddia edenin bu hususu ispat etmekle yükümlü olduğu, davacı yanın senetlerdeki imzayı inkar etmediğinden ancak senedi ödediğini veyahut senetlerdeki cironun hata, hile ve ikrah yoluyla yapıldığını ispat ederek borçtan kurtulabileceği ancak davacının bu yönde bir iddiasının dahi bulunmadığı, tarafların ticari defterleri usulüne uygun tutulmadığından sahipleri lehine delil olma niteliği bulunmadığı ancak sahipleri aleyhine delil teşkil ettiği, ayrıca aldırılan 3 farklı bilirkişi raporuna göre, davacının davaya konu çekler haricinde de davalıya borçlu olduğunun anlaşıldığı, davacı defterlerindeki aleyhe kayıtlar doğrultusunda, davacının dava konusu çeklerden dolayı ve hatta fazlasıyla davalılara borçlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 14.06.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.