Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/5624 E. 2021/4826 K. 07.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5624
KARAR NO : 2021/4826
KARAR TARİHİ : 07.06.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 15/11/2017 tarih ve 2015/216 E- 2017/396 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine , istinaf isteminin kısmen kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 03/06/2020 tarih ve 2018/831 E- 2020/550 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 2011 yılında tarımsal kredi kullanarak büyükbaş hayvan çiftliği işletmesi kurduğunu, ilerleyen aylarda satılığa çıkardığını, müvekkili ile davalı Başoğlu … Şti. adına şirket yetkilisi … ile çiftliğin satışı konusunda anlaştıklarını ve çiftlikte bulunan tüm taşınırların davalıya teslim edildiğini, Ziraat Bankası’ndan kullanılan Tarım Kredisi ödendiğinde taşınmazın satışının devredilmek üzere anlaşıldığını ve sözleşmenin 09/07/2012 tarihinde imzalandığını, geçen zaman içinde davalıların çiftlikteki hayvanlar ve diğer taşınırlar üzerinde tasarrufta bulunduğunu ancak krediye ilişkin hiçbir ödeme yapmadıklarını ve taşınmazı devir almadıklarını, bunun üzerine müvekkili tarafından iki tane ihtarname gönderildiğini, 19/11/2013 tarihinde tarafların bir araya gelerek taşınmazın devri ve ödeme konusunda görüşme yaptıklarını, müvekkilinin taşınmazı devrettiğini ve davalıların satım sözleşmesindeki borca karşılık 249.000 TL bedelli 30/02/2014 (28/02/2014) tarihli seneti tanzim ettiklerini ve imzaladıklarını, senedin arka yüzüne taşınmazdaki ipotek kaldırıldığında geçersiz hale geleceğinin belirtildiğini, tanzim olunan senedin vadesinde ödenmediğini ve bu süreçte müvekkilinin çiftlikteki tüm hayvanların satıldığını öğrendiğini, davalıların çiftlikteki tüm taşınırlardan tasarruf ettiklerini ancak davacıya hiçbir ödeme yapmayıp haksız kazanç elde ettiklerini, 245.000 TL olan kredi ödemesinin hesabın kat edilmesi nedeniyle 266.869,62 TL’ye yükseldiğini, müvekkilinin ciddi mağduriyete uğradığını, davalıların senet bedelini ödeyeceğine dair inançları kalmadığını ileri sürerek sözleşmeye dayalı teminat senedi ile sabit olan 249.000 TL alacaklarının vade tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili; ilk olarak 06/06/2012 tarihinde müvekkili … ile …, 968 ve …parsel nolu taşınmazlar ile üzerindeki ahır, samanlık ve müştemilat ve içindeki büyükbaş hayvanlar ile satışı konusunda anlaşıldığını, sözleşmenin imza tarihinde davacıya 15.800-TL ödeme yapıldığını, davacının kendisinin malik olmaması nedeniyle müvekkiline devredemediğini, sonrasında diğer müvekkili … ile 09/07/2012 tarihli sözleşme imzalandığını, bu taahhütnamede sadece …nolu parsele atıfta bulunulduğunu,ilgili parselle birlikte üzerinde mevcut olan ahır, ev ve samanlığın da satıp devrinin yapılacağının belirtildiğini, satışın 19/11/2013 tarihinde gerçekleştirildiğini, satış aşamasında kredinin ilk taksidinin davacıya elden ödendiğini, ancak hemen akabinde sözleşmede taahhüt edilen ahır, ev ve samanlığın …nolu parselde yer almadığının anlaşıldığını, davacının taahhüt ettiği çiftliğin 968 nolu parselde olması sebebiyle taşkın bina nedeniyle tapu iptali ve tescil davası açılmak zorunda kalındığını, davacının yanıltıcı taahhütleri nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, tarımsal kredi ve devletin sağladığı avantajlardan faydalanamadığını ve çiftliği gereği gibi işletemediğini, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; dava konusu …nolu parselin üzerinde zemin durumu itibariyle herhangi bir yapı mevcut olmayıp boş arsa olduğu, davacı tarafın kendisine ait olmayan parselleri devredeceğini taahhüt ettiği, teminat senedinin baştan itibaren geçersiz olduğu, …nolu parselin tapu kaydının incelenmesinde; miktarının 4.400 m2 olup, tam hisse olarak davalı … adına kayıtlı olduğu, davalının satış yoluyla edinim tarihinin 19/11/2013 olduğu, bu tarihin aynı zamanda dava dilekçesine ekli senedin düzenlenme tarihi olduğu, bu senette belirtilen taşınmazlardan sadece …nolu parsel devredildiği gibi üzerinde herhangi bir ahır, ev, slajlık çiftlik olmadığı, bu durumda davacı tarafın taahhüdünü yerine getirmediği, devredilen yer tek parsel olup, boş arsa olduğu, senedin temel alacağını oluşturan borç ilişkisi herhangi bir nedenle geçerli değilse veya hiç doğmamışsa, senedin baştan itibaren bedelsiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde; 09.07.2012 Tarihli Çiftlik Satış Sözleşmesi Karşılıklı Taahütname ile, … Köyü …Parsel sayılı 4400 m2 büyükbaş hayvan çiftliği ve çiftlik üzerinde bulunan yapılar ve çiflik hayvanları ve ekipmanlarının, Ziraat Bankası’ndan alınan 250.000.- TL’lik krediyi davalı …’ın kendi üzerine devralması ve 20.000.- TL’yi nakit olarak ödemesi koşuluyla çiftliğin tapusunun …’a devredileceğinin düzenlenmiş, 09.07.2012 tarihli sözleşme uyarınca davacı 19.11.2013 tarihinde …parsel sayılı taşınmazı tapu kaydını satış suretiyle davalı …’a devretmiş, tapu kaydında …nolu parsel üzerinde ahır, ev ve slajlık bulunduğu belirtilse de yapıların fiilen 968 nolu parsel ve tecavüzlü olarak … nolu parselde yer aldığı, davalı Tevik Baş’ın tecavüzlü yapılar nedeniyle Hendek Asliye Hukuk Mahkemesinde 2017/57 Esas sayılı dava açarak sözleşmeyi devam ettirme iradesi gösterdiği anlaşılmış, aynı gün düzenlenen davalı …’ın düzenleyici, davacının lehdar olduğu 249.000.- TL bedelli senet arkasında …-968-…parsellerde bulunan büyükbaş hayvan çiftliği içerisinde bulunan bütün taşınır ve taşınmaz malların devrine teminat olarak verildiğinin yazılmasından, sözleşme bedelinin …-968 sayılı parsellerin de mülkiyetinin devredilmesi karşılığında belirlendiği sonucu çıkarılamacağı, davaya konu senedin bu haliyle geçersiz gayrimenkul satım sözleşmesinin teminatı olarak verildiğinin kabulü gerekmiş, sözleşme uyarınca …parseldeki büyükbaş hayvan çiftliği ile birlikte çiftlik üzerindeki yapılar ve hayvan ve ekipmanı ile devredilmiş, davalı …, davacının Ziraat Bankasından alınan kredisini devralmadığı gibi bankadan celbedilen ödeme belgelerinden 245.000 TL kredi bedelinden davalılar tarafından yapılan toplam 35.000.- TL ödemenin mahsubu neticesinde satım sözleşmesinde belirlenen satım bedelinin 210.000.- TL’lik kısmının ödenmediği ve kredinin davacı tarafından ödendiğinin sabit olduğu, 245.000.- TL satış bedelinden davalı … tarafından ödenmeyen 210.000.- TL yönünden senedin teminatıs fonksiyonu gerçekleşmiş olup, senet düzenleyicisi davalı ödenmeyen satım bedeli kadar senet nedeniyle sorumlu olacağı anlaşılmış, senet metninden senedin teminat senedi olduğu anlaşılmakta olup, senet kayıtsız şartsız bir borç ikrarı içermediğinden kambiyo senedi niteliğinde olmadığından, senette düzenleyici davalı … dışında imzası bulunan diğer davalılar aval veren olup TTK’nın 702. maddesi uyarınca kambiyo senedi niteliği olmayan senet nedeniyle kambiyo senetlerine mahsus kefaletin karşılığı olan aval geçersiz olacağından diğer davalıların senet nedeniyle sorumlu olmayacağı anlaşılmış, davacı ile davalı Başoğlu şirketi arasında imzalanan 09.07.2012 tarihli sözleşmede davalı şirket sözleşme de davalı … adına hak ve borç üstlenmiş, kendi adına herhangi bir hak ve borç üstlenmemiş, davalı … 09.07.2012 tarihinde yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine taraf olmadığından aval veren ve sözleşmede taraf olmayan davalılar yönünden davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, davalı … hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 210.000.- TL’nin dava tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalı …’tan tahsiliyle davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı … vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı … vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 10.704,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı …’tan alınmasına, 07/06/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.