Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/5799 E. 2021/2726 K. 22.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5799
KARAR NO : 2021/2726
KARAR TARİHİ : 22.03.2021

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.09.2015 tarih ve 2014/307 E. -2015/264 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının “tarih.kültür.cam koleksiyonları+şekil” ibareli markanın tescili için TPMK MDB’ye başvurduğunu, ancak dairenin başvuruyu reddettiğini, bunun üzerine davacı tarafından markadaki esas unsurun davacı şirketin geliştirdiği özel bir renge sahip işaret olduğu ve bu işaretin tüketicilerin dikkatini çeken bir unsur olduğu gerekçesiyle itiraz edildiğini, ancak TPMK YİDK tarafından aynı gerekçelerle itirazın reddedildiğini, bütün halinde değerlendirildiğinde markanın başvuru konusu mal ve hizmetlerin karakteristik özelliğini belirtmediğini savunarak TPMK YİDK’nın 2013/46656 sayılı kararının iptali ile “tarih.kültür.cam koleksiyonları+şekil” ibareli markanın davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu marka başvurusunun eşya listesindeki mal ve hizmetler için tanımlayıcı/vasıf bildirici nitelikte olduğunu, bu nedenle başvurunun reddedildiğini, 556 sayılı KHK’nın 7/1,c maddesine göre markanın ilgili hizmeti belirten ad olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre, dava konusu ibarenin anılan mal ve hizmetler yönünden markasal ayırt ediciliğinin bulunmadığı, ilgili sektörde benzer kolleksiyonları ifade etmek için yaygın olarak kullanılan kelime ve ibarelerden yeterince ayırt edilemediği, bu nedenle 556 sayılı KHK’nın 7/1-c maddesi uyarınca verilen ret ve aynı yöndeki YİDK kararında isabetsizlik olmadığı, ibarenin kelimelere bölünerek değerlendirilmesinin yerinde olmayacağı, ortalama tüketicinin markayı bir bütün olarak algılayacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, marka başvurusunun reddi kararın iptali ile markanın tescili davasıdır. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, dava konusu başvuruyu oluşturan şeklin, yazılı unsurdan daha silik olduğu ve markanın asıl unsurunun başvurudaki ibareler olduğunun kabulüyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, başvuru konusu markanın bütün halinde değerlendirilmesinde, hükme esas bilirkişi raporunun tam aksine, başvuru konusu markadaki şekil unsurunun daha belirgin ve daha baskın olarak dizayn edildiği, yazılı unsurun ise daha geri planda olduğu ve bu durumun çıplak gözle bakıldığında dahi kolayca anlaşıldığı sabittir. Başvuruya konu markadaki yazılı unsurun markada tali nitelikte kaldığı, bu nedenle tescili öngörülen mal grupları bakımından tanımlayıcı nitelikte olduğu hususunun 556 sayılı KHK’nın 7/1, c maddesi çerçevesinde mutlak ret sebebi oluşturmayacağı anlaşıldığından mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.