Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/5805 E. 2021/4109 K. 27.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5805
KARAR NO : 2021/4109
KARAR TARİHİ : 27.04.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 04.03.2020 tarih ve 2019/606-2020/142 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın … Şubesindeki … numaralı hesabın sahibi olduğunu, hesaba 26/06/2013 tarihinde 236.610,00 TL havale geldiğini, hesaba gelen havaleden davalı Banka Şubesine aynı gün kredi borcunun geciken taksitlerinin otomatik olarak tahsil edildiğini, ayrıca aynı hesaptan dava dışı iki adet şirketin aynı şubede bulunan hesaplarına havaleler yapıldığını, 28/06/2013 tarihinde bu kez kredi borcuna yapılan ödemelerin “işlem düzeltilmesi” adı altında geri alındığını, yine şirketlere yapılan havalelerin de iptal edilerek geri alındığını, davalılara yapılan işlemlerin düzeltilmesi konusunda ihtarname gönderildiğini,ihtarnameye rağmen davalılarca kredi borcu sebebiyle hesabın kat edilerek bu konuda müvekkiline hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini, müvekkilinin hesabına gelen paranın müvekkilinin mülkiyetine geçtikten sonra, müvekkilinin izni ve talimatı olmaksızın davalıların paralar üzerinde tasarrufta bulunması ve hatta hesaba bloke koymasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin kredi sözleşmesinin kat edilmesi sebebiyle kredibilitesinin düştüğünü ve ticari hayatının olumsuz etkilendiğini, bu nedenle manevi zarara uğradığını, hesapların blokeli olması sebebiyle internet bankacılığını da kullanamadıklarından hesap hareketlerini göremediklerini, bu sebeple maddi zararlarının doğduğunu ileri sürerek, hesaba konulan blokenin kaldırılmasına, kredi hesabının kat edilmesi işlemlerinin usulsüz ve haksız olduğunun tespiti ile işlemlerin iptali ve eski hale iadesine, manevi zarar karşılığı olarak 70.000,00 TL’nin, maddi zarar olarak fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere 1.000,00 TL’nin ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, 23/09/2014 tarihli ıslahla maddi tazminat talebini 236.610,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacının bankanın kredili müşterisi olup, kredi borçlarını zamanında ödememesi sebebiyle temerrüde düştüğünü, bu nedenle kredi hesabının kat edildiğini, 24/06/2013 tarihinde dava dışı OMV Petrol Ofisi A.Ş. tarafından gönderilen havalenin aslen başka bir şubedeki müşterisinin hesaplarına gönderilmesi gerekirken sehven davacının İBAN numarasına gönderildiğini, davacıya sehven yapılan işlem ile ilgili bilgi verildiğini, davacının talimatı üzerine kredi borcundan mahsup işlemi yapıldığını, gelen paranın davacıya ait olmadığının anlaşılması üzerine davacının hesabına gelen meblağın işlem düzeltilmesi ile geri alındığını, davacının kötü niyetli ve dürüstlük kurallarına aykırı olarak dava açtığını, davacının kredi borçlarını düzenli ödeyemediği gibi hesabının da bu borçları ödemeye müsait olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre, 24.06.2013 tarihli ve 236.690,77 TL bedelli havale talimatının havale göndericisi dava dışı OMV AŞ. tarafından, Türkiye İş Bankası … Şubesi üzerinden, … isimli şahsa gönderildiğinin açık olduğu, ancak İBAN numarasının bu kişiye değil, yine OMV’nin bir başka müşterisi olan bu dosya davacısına ait olması nedeniyle havale bedelinin davalı … nezdindeki hesabına gönderildiği, kendisi de OMV AŞ’nin bir müşterisi olan davacının anılan firmadan bu nitelikte her hangi bir alacağının bulunmadığı, davalı Bankanın hatanın kendisine bildirilmesi üzerine, davacı hesabından davalı Bankanın kendi alacaklarının mahsubuna ilişkin işlemler ile virman işlemlerini eski haline döndürdüğü, davacı ile parayı gönderen OMV arasında gerçek bir havale ilişkisi bulunmadığı aşikar olup, OMV tarafından verilen havale talimatı sırasında irade sakatlığı nedeniyle, maddi hata sonucu davalının hesabına aktarılan bedel üzerinde davacının her hangi bir hakkının bulunmadığı ve davalı Bankanın halen nezdindeki davacı hesabında bulunan paraya bloke koyarak bu bedeli tekrar dava dışı ve hatayı yapan OMV’nin İşbankası hesabına iade etmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının banka hesabına bloke konulması ve hesap hareketlerinin önlenmesi nedeniyle bir zarara uğradığını da ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.