YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5807
KARAR NO : 2021/2723
KARAR TARİHİ : 22.03.2021
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.12.2015 tarih ve 2014/525 E. – 2015/369 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 09, 35, 38 ve 42 numaralı emtia sınıflarında tescil edilmek üzere “akıllı cihaz akıllı iletişim” ibareli markanın adına tescili başvurusunda bulunduğunu, TPMK MDB tarafından marka başvurusunun, 556 sayılı KHK’nın 7/1,c maddesi gereğince ayırt edicilikten yoksun olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, karara yapılan itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından incelenerek aynı gerekçeyle reddedildiğini, ancak kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, TPMK YİDK’nın 2014-M-13071 sayılı kararının iptaline ve başvurunun adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre, davacının, dava konusu markanın tescil başvurusundan önce kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığı ve bu mal ve hizmetle ilgili alıcı çevresinin markayı oluşturan işaret ile kendi işletmesi arasında bağlantı kurduğu hususlarını ispatlayamadığı, davacı marka başvurusunun KHK’nın 7/1,a maddesi hükmüne göre marka olma niteliğine sahip olduğu, ancak aynı düzenlemenin 7/1,c maddesine göre malların ve hizmetlerin karakteristik özelliklerini belirten işaret niteliğinde olduğu, kullanımla ayırt edicilik sağlama şartlarının davacı yararına oluşmadığı, davaya konu TPE YİDK’nın kararının yerinde olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.