YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5808
KARAR NO : 2021/3928
KARAR TARİHİ : 21.04.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01.07.2020 tarih ve 2019/391- 2020/347 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı asil tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirket ortaklar kurulu tarafından 28.01.2010 tarihinde alınan kararla, 500.000.-TL tutarındaki tamamı ödenmiş sermayenin 2.000.000.-TL’ye yükseltildiğini, anılan kararda davacı şirketin %10 oranında ortağı olan davalının da imzası bulunduğunu, söz konusu karara istinaden davalının hissesine düşen 150.000.-TL ek sermaye koyma borcu altına girdiğini, taahhüt edilen sermaye tutarının zamanında ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğü’nün 2012/6040 E. sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, takibin davalı yanın itirazı üzerine durduğunu, anılan itirazın iptali için açılan dava neticesinde, takip tarihi itibariyle taahhüt edilen sermaye borcunun 1/4’üne tekabül eden 37.500,00 TL’nın muaccel olduğu, bakiye kısmın henüz muaccel olmadığı ve erken ödemeye ilişkin bir karar da bulunmadığı gerekçesiyle itirazın 37.500,00 TL’lik kısmı bakımından iptaline karar verildiğini, bunun üzerine bakiye 112.500,00 TL sermaye koyma borcunun tahsili için davalı aleyhine girişilen takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve asıl alacağın %20’sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirketin sermaye artırımı nedeniyle ortağından talepte bulunabilmesi için sermaye artırım işlemlerinin geçerli olması gerektiğini, davacı şirketin 14.07.2011 tarih ve 21 sayılı yeni bir ortaklar kurulu kararı almak suretiyle 28.01.2010 tarihli eski kararı ortadan kaldırdığını, 14.07.2011 tarihli ortaklar kurulu kararının tescil ve ilan edilmediğini, ayrıca toplantıya katılmayan müvekkiline sermayenin erken ödenmesine ilişkin ihtarnamenin de keşide edilmediğini, bu itibarla ortada sermaye artırımına ilişkin geçerli bir kararın bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; davacının alacağını 28.01.2010 tarihli davalının da katıldığı ortaklar kurulu toplantısında alınan ve 10.02.2010 tarihinde tescil ve ilan edilen sermaye arttırım kararına dayandırdığı, dolayısıyla somut davada TTK’nın 481. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığı, zira, davaya dayanak icra takip tarihi itibariyle ortaklar kurulu tarafından sermaye koyma borcunun ödenmesi için öngörülen sürenin 10.02.2013 tarihinde dolduğu, davaya konu ortaklar kurulu kararıyla, bakiye sermaye borcunun ilan tarihinden itibaren 3 yılda ödeneceğinin kararlaştırıldığı, kararın 10.02.2010 tarihinde ilan edildiği gözetildiğinde davalının en geç 10.02.2013 tarihinde sermeye koyma borcunu ifa etmesi gerektiği, bu süreye kadar borç ifa edilmediği için davalının, TTK’nın 482. maddesine göre ihtara gerek bulunmaksızın temerrüde düştüğü, bu kapsamda takip tarihine kadar işlemiş faizin hesaplanması amacıyla aldırılan ek raporda; işlemiş faiz alacağının 23.412,33 TL olduğunun belirtildiği, raporun denetime elverişli olduğu, böylelikle davacı şirket tarafından alınan usulüne uygun karar doğrultusunda sermaye artışı kararı kapsamında davalının sorumluluk miktarının 112.500,00 TL olduğu, işlemiş faiz yönünden sorumluluğunun ise 23.412,33 TL olduğu, ayrıca alacağın likit ve belirlenebilir olması, davalının itirazında haksız olması hususları dikkate alındığında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğinden, davanın kısmen kabulü ile Küçükçekmece 4. İcra Müd. 2015/4844 E. sayılı dosyasındaki itirazın kısmen iptali ile takibin 112.500,00 TL asıl alacak ve 23.412,33 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, hüküm altına alınan alacağın %20 oranında 27.182,466 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı asilin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı asilin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6.908,73 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 21.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.