Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/5879 E. 2021/3801 K. 19.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5879
KARAR NO : 2021/3801
KARAR TARİHİ : 19.04.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 21.12.2018 tarih ve 2017/719-2018/524 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince davalı şirkete 5 adet TSE belgesi verildiğini, davalı yanın belgeleri bir süre kullandıktan sonra iptalini talep etmesi üzerine belgelerin iptal edildiğini, davalının belgelerin iptalinden önceki dönemde tahakkuk etmiş bir kısım kullanım ücretini ödemediğini, anılan ücretlerin tahsili amacıyla başlattıkları takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı yanca takibe konu edilen faturaların keşide tarihlerinin davacının belgelerin iptalini talep ettiği 22.08.2012 tarihinden sonra olduğu, bu durum hukuki olmadığından davalının herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TSE belge kullanım ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmişse de, bozma ilamının gereklerine uygun olarak araştırma ve inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Zira davacı kurum tarafından davalıya 5 adet TSE belgesi verildiği ve bu belgelerin bir süre sonra davalının talebi üzerine iptal edildiği uyuşmazlık konusu değildir. Nitekim davacı da belgelerin iptal edildiğini kabul etmekte, takibe konu ettiği faturaların iptalden önceki dönemde tahakkuk etmiş belge kullanım ücretlerine ilişkin olduğunu ileri sürmektedir. Takibe konu edilen faturaların belge kullanım ücretine ilişkin olduğu anlaşılmakta ise de hangi döneme ilişkin olduğu anlaşılamamaktadır. Bu hale göre mahkemece yapılması gereken iş, bozma ilamında da işaret edildiği üzere taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ve tarafların bu husustaki tüm kayıtlarının dosyaya kazandırılması ve bu suretle davaya konu belgelerin hangi tarihte davalıya verildiğinin, ne kadar süre kullanıldıktan sonra iptal edildiğinin ve iptalden önceki dönemde tahakkuk etmiş belge kullanım ücretlerinin ödenip ödenmediğinin tespit edilmesi, ödenmediğinin tespit edilmesi halinde ise faturaların sözleşmede belirlenen kullanım ücretiyle ve
belgelerin kullanıldığı süreyle uyumlu olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi olmalıdır. Bu itibarla, mahkemece, belirtilen şekilde ve bozma ilamının gereklerine uygun olarak inceleme yapılmadan salt faturaların keşide tarihinin belgelerin iptalinden sonra olması gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davacı yararına yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.