YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5893
KARAR NO : 2021/4214
KARAR TARİHİ : 28.04.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26.02.2020 tarih ve 2011/242 E. – 2020/101 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin keşideci davalının lehdarı bulunduğu 15.08.2006 tanzim, 03.04.2007 vadeli 100.000.-TL meblağlı bonoya istinaden, lehdar davalının müvekkili hakkında icra takibi yaptığını, sosyal ekonomik durumu zayıf olan ve hatta sosyal yardımlarla geçinen davalının müvekkiline bu miktarda ödünç para vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bononun davalının hileli davranışları sonucu düzenlendiğini, müvekkilinin borçlanma iradesinin bulunmadığını ileri sürerek, bono nedeniyle müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespitine ve % 40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; dava konusu olaya ilişkin davalı hakkında dolandırıcılık suçu nedeniyle yapılan yargılama sonucunda İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen beraat kararının Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin 2019/2434 Esas 2019/6335 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiş olduğu, davacı ile davalının tanıklarının kendi iddialarına uygun tanıklık yaptıkları, dava konusu kıymetli evrak olduğundan HMK uyarınca senete karşı senetle ispat kuralı gereğince davacının herhangi bir yazılı delil sunmadığı ve yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir kanıt da sunmadığı sadece tanık beyanlarına dayandığı, tanık beyanları davacının iddialarını desteklese de hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve ceza mahkemesince de davalının dolandırıcılık suçundan fiili sabit olmaması nedeniyle beraat ettiği gerekçesiyle, davanın reddine ve yargılama aşamasında İİK’nun 72/3. maddesi gereğince icra veznesinde paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğinden aynı yasanın 72/4. maddesi gereğince alacağın % 40 miktarındaki oranın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 28.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.