YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5981
KARAR NO : 2021/4176
KARAR TARİHİ : 28.04.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.12.2019 tarih ve 2014/639-2019/927 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin 1998-1999 yılları içinde parasal sıkıntısını gidermek üzere bazı ortaklardan borç para aldığını ve buna karşılık vade ve lehdar kısımları boş olan tanzim tarihleri bulunan senetlerin verildiğini, borç alınan davalı …’a da 12.10.1999 tanzim tarihli 23.000.000.000 TL’lik lehdar ve vade hanesi boş senet verildiğini, bu senet borcuna karşılık 7 adet makbuz ile davalıya vade farkı da eklenerek ödeme yapıldığı halde davalının bonoyu iade etmediği gibi, uhdesindeki bononun lehdar hanesine ağabeyi Mahmut’un adını ve vade tarihini yazarak iyiniyetli 3. kişi yaratmak amacıyla dava dışı … ’a ciro ettirdiğini, …’in bu bonoya dayanarak kooperatif aleyhine icra takibine giriştiğini ve üyelere haciz ihbarnamesi gönderdiğini, bunun üzerine kooperatif başkanı ile alacaklı ile davalı vekili arasında 17.03.2003 tarihli protokol imzalandığını, davalının protokole müdahalesinin kendisi ve oğlunun kooperatiften istifası nedeniyle aidatlarının iadesine ilişkin icra takiplerine dayalı olduğunu, bu protokol gereğince alacaklılara ödeme yapıldığı ve bir adet kooperatif konutunun da davalıya verildiğini; bu durumda tediye makbuzları ile ödenen 31.050.000.000.- TL tutarında davalının nedensiz zenginleştiğini ileri sürerek, bu tutarın ödeme tarihlerinden itibaren reeskont oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya verdiği borç paranın kısmen tediye fişi ile ödendiğini, ancak, bir kısım tediye makbuzunun da sahte olduğunu, alınan borç karşılığında kendisine herhangi bir bono verilmediğini, davacının aldığı borcu ödememesi üzerine aidat ödemesinde güçlük çeken müvekkili ve oğlunun kooperatiften istifa ettiğini ve aidatların iadesi için icra takibine girişildiğini, bu arada davalı vekili olarak kendisinin ahbabı olan …’in de protesto edilmeyerek cirantalara müracaat hakkı düşmüş bonoya dayalı alacağının tahsilini istediğini, bu bono için kooperatif aleyhine giriştiği icra takibinde de borcun ödenmemesi üzerine, kooperatif başkanı ile borç tasfiyesi amacıyla protokol düzenlendiğini, protokol ile alacağın ferilerinin büyük kısmından vazgeçildiğini ve ödeme sonucunda 05.06.2003 tarihli belge ile tarafların birbirini ibra ettiklerini, kooperatif konutunda …’in verdiği yetkiye dayanarak davalı adına alındığını, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça davalıdan alınan borca karşılık davalıya lehdar ve vade tarihi hanesi boş olan bono verildiği, borcun ödenmesine rağmen bononun iade edilmeyip aynı borç için 2. kez ödeme yapılmak zorunda kalındığı, bu nedenle davacının davalıya tediye makbuzları ile yaptığı ödemeleri talep edebileceği, toplam 14.450,00 TL tutarındaki ödemenin davalıya verilen senet bedeline mahsuben ödendiği, 2 tediye makbuzundaki davalı adına atılan imzaların davalının el ürünü olmadığı, bu makbuzlarla ilgili davacının alacak hakkının bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 14.450.- TL’nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 740,08 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 28/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.