Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/6074 E. 2021/3488 K. 08.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6074
KARAR NO : 2021/3488
KARAR TARİHİ : 08.04.2021

MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada …5. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 21.03.2018 tarih ve 2017/266 E. – 2018/186 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce verilen 09.07.2020 tarih ve 2018/2224 E. – 2020/738 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin …Ticaret Sicil Müdürlüğünün… sicil numarasında kayıtlı olan Sateş Su Arıtma Tesisleri Proje İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin toplam %40 hissesinin …5. Noterliğince tanzim edilen 14.09.2010 tarihli 28678 ve 28679 yevmiye nolu hisse devir sözleşmeleriyle müvekkiline devredildiğini, müvekkilinin şirketten hisse devralmasına neden olan sözleşmenin 26.07.2011 tarihi itibariyle sona erdiği gibi, o tarihten beri de müvekkilinin şirket ile harhangi bir bağının söz konusu olmadığını, şirketin faaliyetsiz olması sebebiyle maliyeden resen terk edildiğinin de haricen yapılan araştırmalar sonucunda tespit edildiğini ileri sürerek, davanın kabulü ile müvekkilinin davalı şirketteki ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket davaya cevap verilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafından ibraz edilen …5. Noterliği tarafından tanzim edilen 14.09.2010 tarihli hisse devir sözleşmeleri uyarınca davalı şirkette pay sahibi olan… ‘in 30 payını, diğer ortak …’in ise 10 payını davacıya devrettiği, taraflar arasında hisse devrine yönelik devir sözleşmeleri sonrası işlemlerin tamamlanmadığı, davacının davalı şirkette pay sahibi olmadığı, devir işlemlerinin yapıldığı dönemde yürürlükte bulanan eski yasa döneminde devrin şirkete bildirilmesi ve pay defterine kaydı gerekmekte ise de, yeni yasa döneminde devrin geçerli olması için ortaklar genel kurulunun onayının bulunmasının gerektiği, somut olayda davacı tarafından noter de yapılan devir sözleşmeleri ile temlik alınan hisselerin belirtilen şekillerde usuli işlemlerinin tamamlanmaması sebebiyle hüküm ifade etmeyeceği, bu hali ile davalı şirkette davacı yönünden geçerli geçerli bir ortaklık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemece davanın reddi kararının isabetli olduğu gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket ortağı olduğunu ileri süren davacının haklı nedenlerle ortaklıktan çıkma isteğine ilişkindir. Gerek ilk derece mahkemesince ve gerekse bölge adliye mahkemesince işbu davada öncelikle davacının davalı şirkette ortak olup olmadığı hadise biçiminde incelenerek sonuca varılması gerekir. İlk derece mahkemesince bu açıdan yapılan araştırmanın yeterli olduğundan söz edilemez. Şöyle ki, davalı şirketin tümüyle ticaret sicil dosyasının getirtilmesi, davalı şirketin davaya cevap vermemesi nedeniyle davadaki netice-i talep bakımından davayı inkar etmiş sayıldığı gözetilerek, gerektiğinde HMK’nın 220.maddesi uygulanmak suretiyle davalı şirkete pay defterinin ibrazının emredilmesi, ibraz edilmemesi halinde davacının ortak sayılacağının kabul edileceği ihtaratı yapılarak, tüm bu araştırma sonucunda gerçekten de davacının davalı şirkete ortak bulunmaması halinde davanın hukuki yarar yokluğundan reddi, aksinin saptanması halinde davacının ortak olduğunun kabulü ile çıkma isteğinin haklı nedenlere dayanıp dayanmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken zaman itibariyle uygulanması gerekmeyen 6102 sayılı kanun gerekçeye eklenmek suretiyle yazılı biçimde istinaf başvurusunun reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08.04./2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.