Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/6086 E. 2021/4781 K. 07.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6086
KARAR NO : 2021/4781
KARAR TARİHİ : 07.06.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.12.2019 tarih ve 2015/522-2019/1144 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 17.01.2011 tarihinde müvekkilinin davalı bankadaki hesabından 7.400.- TL’nin internet bankacılığı yoluyla dava dışı … hesabına aktarıldığını, müvekkilinin hiç bir zaman internet bankacılığını kullanmadığı gibi tek kullanımlık şifreyi de edinmediğini, olaydan sonra kendisini arayan banka görevlisine işlemi kendisinin yapmadığını belirtmesine rağmen paranın aktarıldığı hesap üzerine bloke konulmadığını ileri sürerek 7.400.- TL alacağın ve 5.000.- TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kullanıcı kodu, parola ve müşterinin kayıtlı telefonuna SMS ile gönderilen tek kullanımlık şifrenin internet şubeciliği aracılığıyla banka sistemine doğru olarak girilmesiyle işlemin gerçekleştirildiğini, müşterinin dolandırıcıların gönderdiği zararlı yazılımı telefonuna yükleyerek şifrenin çalınmasına sebep olduğunu, müvekkilince gerekli uyarmaların yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, müşterinin hakimiyet alanında olan cep telefonun güvenliğini bankanın sağlayamayacağı, dava konusu işlemin davacının kendisi tarafından belirlenen ve yalnızca kendisi tarafından bilinmesi gereken kullanıcı adı ve şifresi ile davalı sistemine kayıtlı cep telefonuna kısa mesajla gönderilen elektronik şifrenin eksiksiz bir şekilde girilmesi suretiyle gerçekleştiği, işlemin davacının bilgi ve talimatıyla ya da davacının ihmal ve kusuruyla meydana geldiği, toplanan tüm deliller ve dosya münderecatına göre bankaya izafe edilebilecek bir kusurun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu 3. kişi hesabına EFT yapılması suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında, EFT işleminin sahtecilik suretiyle gerçekleştirildiğinin tespiti halinde eylemin davalı bankaya karşı gerçekleştirildiğinin ve bu durumun davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağının kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yaptırılan bilirkişi incelemesiyle, EFT işleminin sahtecilik suretiyle gerçekleştirildiği sübuta erdiğine göre, uyulmasına karar verilen bozma ilamının gereği olarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.