Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/6187 E. 2021/4824 K. 07.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6187
KARAR NO : 2021/4824
KARAR TARİHİ : 07.06.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.12.2018 tarih ve 2018/193 E. – 2018/1002 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nce verilen 15.06.2020 tarih ve 2019/1014 E. – 2020/646 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili aleyhinde, Ankara 32. İcra Müdürlüğü’nün 2011/6328 sayılı dosyasında, 150.000.- TL’lik bonoya dayalı olarak davalı … tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını, ancak söz konusu bononun müvekkili tarafından Setaş … Şti. ile yapılan 28.09.2007 tarihli sözleşme gereğince adı geçen şirket yetkilisi Hüseyin Meral’e bedel, keşide tarihi ve keşideci imzası dışındaki kısımları boş olarak teminat amaçlı verildiğini, daha sonra sözleşmeyi müvekkilinin 24.11.2011 tarihli noter vasıtasıyla gönderdiği ihtarla feshettiğini ve bononun iadesini istediğini, fakat bononun iade edilmeyerek takibi yapan …’ye verildiğini, takibi yapan adı geçen davalı ile herhangi bir ticari münasebetlerinin bulunmadığını, bu nedenle de hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2015/75693 hazırlık sayılı dosyasında şikayette bulunduklarını ve Ankara 35. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2016/423 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, verilen beraat kararına karşı da istinaf yoluna başvurduklarını, kararın henüz kesinleşmediğini ileri sürerek bonodan ve takipten dolayı borçlu olmadıklarının tespiti ile, senedin ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının bono nedeniyle borcunun sabit olduğunu, ayrıca müvekkili aleyhinde Ankara 35. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2016/423 Esas sayılı dosyasında verilen beraat kararının Ankara Bölge 5. Ceza Dairesi’nin 2018/589 Esas, 2018/812 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararıyla kesinleştiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalının, bononun teminat amaçlı düzenlendiği ve bedelsiz kaldığını bilerek kötü niyetli olarak aldığını davacının ispat etmesi gerektiği gibi bono metninde nakden verilen bedel için düzenlendiğinin yazılı olduğu ve teminat iddiasının yazılı dellile de kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; kamu düzenine aykırılık bulunmamasına ve özellikle davacının bononun teminat amaçlı verildiği, anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasını usulüne uygun yazılı delille kanıtlayamadığı gibi yemin deliline dayanmış olmasına rağmen davalıya yemin teklif etmeyeceğinin beyan edildiğinin anlaşılmasına göre, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu kanaatine varıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 07.06.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.