Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/6210 E. 2021/5234 K. 21.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6210
KARAR NO : 2021/5234
KARAR TARİHİ : 21.06.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.06.2018 tarih ve 2017/168 E. – 2018/250 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 12.06.2020 tarih ve 2019/134 E. – 2020/460 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “naret 1970 lezzeti keşfet” ibaresini marka olarak tescil ettirmek için davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, 2015/48615 kod numarasını alan başvuruya davalı şirketçe kendisi adına tescilli “Nar Piliç” ibareli markalar mesnet gösterilmek suretiyle yapılan itirazın Markalar Dairesi tarafından kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından 29. sınıftaki, “ Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri.” mallarının çıkarılmasına karar verildiğini, anılan karara karşı yaptıkları itirazın ise YİDK nezdinde kabul görmediğini, oysa taraf markaları benzer olmadığı gibi müvekkilinin önceki tarihli markalarının başvuru markası bakımından müktesep hak teşkil eder nitelikte olduğunu ileri sürerek, davalı kurum kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının “şekil+Naret 1970 Lezzeti Keşfet” ibareli marka başvurusuyla davalı firmanın “şekil+NAR PİLİÇ” ibareli diğer tescilli markaları arasında başvuru kapsamından çıkartılan 29. sınıftaki “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri.” malları açısından görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu 29. sınıftaki “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri.” malları için ayırdığı satın alma süresi içinde, davacının “şekil+Naret 1970 Lezzeti Keşfet” ibareli başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davalının “şekil+NAR PİLİÇ” ibareli markasından farklı bir marka olduğunu algılamayacağı, diğer bir anlatımla bu mallar yönünden davalının “şekil+NAR PİLİÇ” ibareli markalı ürünü satın almak isterken davacının “şekil+Naret 1970 Lezzeti Keşfet” ibareli markalı ürünü satın almak şeklinde bir yanılgıya düşebileceği, bu mallar açısından başvuru konusu işaret ile davalı firmanın markası arasında işletmesel bağ olduğu algılaması oluşabileceği, bu açılardan taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1 maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu, davacıya ait önceki tescilli 2014/05484 sayılı markanın tescil tarihinden itibaren 5 yıllık hükümsüzlük dava açma süresi bitmediğinden müktesep hak koşullarının oluşmadığı, davacı tarafın tescilli ticaret ünvanının reddedilen mallar açısından markasal kullanımının kanıtlanmadığı ve davalının tescilli markaları nedeniyle de bu emtia yönünden ticaret ünvanına bağlı hak oluşturmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve davacı vekilince, istinaf ve temyiz dilekçeleriyle, müvekkili adına tescilli olan 2002/34583, 2006/62285, 2011/92257 ve 2012/91723 sayılı markalarının başvuru markası bakımından kazanılmış hak teşkil ettiği iddia edilmişse de, anılan markaların ilk defa istinaf aşamasında ileri sürülmüş olmasının 6100 sayılı HMK’nın 141. maddesine göre iddianın genişletilmesi niteliğinde olmasına ve yine aynı Kanun’un 357/1. maddesine göre, istinaf aşamasında yeni delil sunulamayacak olmasına göre, yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 21.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.