Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/6218 E. 2021/5346 K. 23.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6218
KARAR NO : 2021/5346
KARAR TARİHİ : 23.06.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Tüketici Mahkemesince verilen 20.12.2018 tarih ve 2017/46 E- 2018/509 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 08.07.2020 tarih ve 2019/504 E- 2020/673 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan hesabına SGK tarafından para yatırıldığını, davalı bankaya başvurmasına rağmen ödeme yapmadığını, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, İstanbul Tüketici Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının müvekkili bankada bulunan hesabına ikramiye ödemesi yapıldığını, davacının vekilinin parayı çekmek için bankaya başvurduğunu, ancak paranın Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığının yazısı sebebiyle ödenmediğini, müvekkilinin yetkili makamların talimatı doğrultusunda işlem yaptığını, dava tarihinden sonra davacının hesabı üzerindeki blokenin kaldırıldığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi ve tüm dosya kapsamına göre; davalının dava konusu parayı ödememesinde bir kusurunun olmadığı, icra takibi başlatılmasına sebebiyet vermediği, davacının parasının vadeli mevduat hesabında bulunduğu, herhangi bir maddi kaybının oluşmadığı, Maliye Bakanlığının yazısı gereğince ödemenin 30 iş günü süreyle ertelendiği, davacının ödemenin ertelenmesi süresinin sona erdiği tarihten önce davalı aleyhine icra takibi başlatmakta haklı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Maliye Bakanlığının 02.01.2017 tarih ve 11145 sayılı Olur’u ile davalı bankaya gönderilen yazıda; davacıya SGK tarafından yatırılan 191.695,57 TL emekli ikramiyesini vekalet sahibi olan … tarafından çekilmesi işleminin 5549 sayılı Kanun’un 19/a maddesi ve 670 sayılı KHK’nın 7. maddesi uyarınca 30 iş günü süreyle ertelenmesi hususunda davalı bankanın yükümlü kılındığı, dava konusu icra takip tarihi ve dava tarihi itibariyle yazıda belirtilen 30 iş günü erteleme süresinin dolmadığı, ayrıca SGK tarafından davacı adına yatırılan paranın vadeli mevduat hesabında bulunduğu, yatan paraya faiz işletildiğinden davacının paranın bankada kalması nedeniyle herhangi bir maddi kaybının oluşmadığı, dolayısıyla davalı bankanın davacının hesabında bulunan ve dava konusu icra takibi ile tahsili talep edilen paranın davacı ve/veya yetkili vekiline ödememesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davalının icra takibine itirazının haklı olduğu, bu durumda ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,23.06.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.