Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/6259 E. 2021/5061 K. 14.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6259
KARAR NO : 2021/5061
KARAR TARİHİ : 14.06.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 30.05.2019 tarih ve 2019/52 E. – 2019/292 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nce verilen 13.02.2020 tarih ve 2020/41 E. – 2020/343 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, davacı aleyhine Çorum 2. İcra Müdürlüğü’nün 2009/7926 Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlattığını, takip dayanağı olarak 46 hesap numaralı 781 10 49 numaralı kredi numaralı 93.600,77 TL tutarlı kredi sözleşmesinin gösterildiğini, bu kredi sözleşmesinin asıl borçlusu Huzur Madencilik Nakliyat Sanayi Tic. Ltd. Şti. olup davacının kredi sözleşmesinin kefili durumunda olduğunu, aynı kredi sözleşmesine dayanılarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile Ankara 22. İcra Müdürlüğü’nün 2009/3868 sayılı dosyası üzerinden Çorum 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/606 talimat sayılı dosyası ile davacının taşınmazının satıldığını,takibe konu edilen icra dosyalarının dayanağı olan kredi sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olmadığını, davalıya borçlu bulunmadığını ileri sürerek,davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ,toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, ipotek veren davacının 3. kişi olması nedeniyle bu borçtan sorumluluğunun taşınmazın ihale bedeli ile sınırlı bulunduğu, davacının vermiş olduğu ipoteklerin yasal ve geçerli olduğu, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile taşınmazın satılmış olması ve itiraz edilmemekle satışın kesinleşmesi nedeniyle 3. şahıs ipoteği veren davacının sorumluluğunun ipotekle birlikte sona ermiş olduğu, kriminal inceleme sonucu 09.04.2007 tarihli genel kredi sözleşmesindeki kefalete ilişkin imzanın davacı eli ürünü olmadığının tespiti nedeniyle, davacının işbu sözleşme gereğince hiçbir sorumluluğunun bulunmadığı, 3. şahıs ipoteği veren davacının bakiye borcu kalmadığı, davaya konu icra takibi ipoteğe dayanmamakla ve takibe konu Genel Kredi Sözleşmesindeki imzanın davacıya da ait olmadığı, davaya konu kredinin davacının imzasının bulunduğu kredi sözleşmelerine dayanmadığı, davacının ortaklıktan çıktıktan sonra düzenlenen ve davacının imzasının bulunmadığı 09.04.2007 kredi sözleşmesine dayandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince,davaya konu kredinin davacının imzasının bulunduğu kredi sözleşmelerine dayanmadığı, davacının ortaklıktan çıktıktan sonra düzenlenen ve davacının imzasının bulunmadığı 09.04.2007 kredi sözleşmesine dayandığı gerekçeleriyle davacının davasının kabulüne karar veren mahkeme kararının ve gerekçelerinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4.955,38 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 14/06/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.