YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6260
KARAR NO : 2021/4504
KARAR TARİHİ : 27.05.2021
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.06.2020 tarih ve 2020/53 E. – 2020/157 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 432015/98421 sayı ile 43. sınıfta “SUSHI TO GO” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvuruya davalı … tarafından 2015/30241 sayılı “PİZZA 2 GO” ibareli markasını gerekçe göstererek yaptığı itirazın davalı kurumun 2016-M-10814 sayılı YİDK kararı ile kabul edilerek başvurularının reddine karar verildiğini, oysa ki davacıya ait tescilli 2014/49580 sayılı “WOK TO GO NOODLES” ve 2015/9841 sayılı “ITALIAN TO GO” markaların bulunduğunu, dava konusu marka ile davacının seri marka yaratma amacı bulunduğunu, taraflar markaları arasında görsel, işitsel bir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek 2016-M-10814 sayılı TPMK YİDK kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davalının yeme içme sektöründe faaliyet gösterdiğini, 12.08.2016 tarihinde 2016/02733 sayılı markanın 30-43. sınıflarda tescil edildiğini, davalının bu marka için daha önceden başvuruda bulunduğunu, itirazlar üzerine tescil sürecinin uzadığını, İstanbul Kadıköy Şubesi açıldıktan sonra, İzmir’de franchise sözleşmesi ile bir şube açıldığını, İzmir’deki şubeden sonra davacı tarafın da “PIZZA TO GO”, “İTALIAN TO GO”, “SUSHI TO GO” markalarının tescili için başvuru yapıldığını, davacının kötü niyetli olduğunu, davalı tarafından davacı başvurularının tamamına itiraz edildiğini, taraf markaları arasında iltibasın oluşacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, her iki taraf markasında yer alan yiyecek isimlerinin tescil kapsamı hizmetler yönünden tanımlayıcı olduğundan dikkate alınmayacağı, başvuru markasının ayırt edici unsurunun “TO GO”, ret gerekçesi markanın ayırt edici unsurunun ise “2 GO” ibaresi olduğu ve Türkçe bir anlamı olmayan ancak ortalama tüketici kitlesinin anlamını ve okunuşlarını bilebilecekleri İngilizce ibareler oldukları, her ikisinin okunuşunun da “TU GO” şeklinde olduğu, anlamlarının dahi aynı olduğu, markalar arasında kısmi görsel benzerlik, kavramsal ve sesçil ayniyet bulunduğu dikkate alındığında markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi uyarınca ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.