Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/6482 E. 2021/5037 K. 14.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6482
KARAR NO : 2021/5037
KARAR TARİHİ : 14.06.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Çumra Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.04.2016 tarih ve 2013/437- 2016/251 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalılardan sürücü …’in diğer davalı Çumra Kontur Turizm Reklamcılık Nakliyat San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye ait 42 PM 403 plaka sayılı otobüs ile 09.02.2012 tarihinde Çumra ilçesinden Konya istikametine doğru seyir halinde iken Çomaklı mevkine geldiğinde dikkatsizlik ve tedbirsizlikle hız kurallarına uymaması sonucunda aracı devirmek sureti ile kazaya sebebiyet verdiğini, davalı …’in Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararı ile 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırıldığını, müvekkilinin kaza neticesinde sağ yanağında 6 cm ve sağ göz kapağı üzerinde 2 cm’lik derin kesik meydana gleecek şekilde yaralandığını, yaralanma neticesinde müvekkilinin toplam 22 günlük istirahat raporu almak zorunda kaldığını ve yüzünde oluşan izlerin sabit iz olduğunu, davalı …’in tam kusurlu olması nedeniyle meydana gelen kazada müvekkilinin yaralanması ve yüzünde iz kalması neticesinde psikolojik olarak travma ve kedere uğradığını ileri sürerek 25.000.-TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili; müvekkilinin hakimiyetindeki aracın Çomaklı yol kavşağına geldiğinde yol çalışması nedeni ile bir yüksekliğin bulunması ve kış günü sabah erken saatlerinde yağan karın da etkisiyle kaymaya başladığını ve yan yattığını, …’in bir kusurunun bulunmadığını, Konya Ağır Ceza Mahkemesi kararının temyiz edildiğini ve dosyanın henüz kesinleşmediğini, kazanın kış şartlarında sabah erken saatlerde yolların kar ve buzlu olduğu ve yine kazanın olduğu yerde yol çalışması nedeniyle meydana geldiğini, davacının istemiş olduğu manevi tazminatın oldukça yüksek ve fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili; meydana gelen kazada müvekkili şirketin kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını, kazanın meydana geldiği yolun kar yağışlı ve buzlanma olmasa dahi kazaya sebebiyet verecek şekilde bozuk olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının kaza sonucu yaralanması olayı nedeniyle davalı hakkında Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/139 E. sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde, davalıya taksirle bir kişinin ölümüne birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan dolayı 3 yıl 4 ay hapis cezasına mahkumiyet kararı verildiği, davalının sübut bulan eylemi karşısında davacının manevi tazminat talebi haklı bulunmuş, kazanın oluş şekli, davacının kaza sonucunda yaralanması, yüzünde sabit iz kalmış olması, bunun verdiği manevi üzüntü ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları da dikkate alınarak davalılar hakkında açılan davanın kısmen kabulüne davacı … için 5.000.-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 09.02.2012 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacı, taşıma sözleşmesinin ifası sırasında davalı şöforun kusuru nedeniyle meydana gelen kazada yaralandığını ileri sürerek 25.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne, 5.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş ise de, yargılama sonucunda kısmen haklı çıkan ve kendilerini ayrı ayrı avukat ile temsil ettiren davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Bu durumda, …Ü.T.’nin 3. maddesi uyarınca davada ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi ve aynı tarifenin 10/2 maddesi uyarınca davalılar lehine hükmedilecek vekalet ücretinin, davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti miktarını geçmecek şekilde takdir edilmesi gerekirken, hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış olup bozmayı gerektirmişse de, HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca mahkeme kararının aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Çumra şirketi vekili ile davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Çumra şirketi vekili ile davalı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm kısmına altıncı bent olarak ”6- Davalılar kendilerini ayrı ayrı vekil ile temsil ettirmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan …Ü.T. gereğince belirlenen 1.800 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,” ibaresinin eklenerek mahkeme kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 14.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.