YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6589
KARAR NO : 2021/4049
KARAR TARİHİ : 26.04.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Karakoçan Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 12.02.2020 tarih ve 2019/75-2020/50 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin birikim amaçla davalı bankanın Karakoçan şubesi nezdinde hesap açtırdığını ve hesaba annesi aracılığıyla 41.680 Euro para yatırdığını, yatırılan paranın müvekkiline verilen hesap cüzdanına işlendiğini, Almanya’da işçi olarak çalışan müvekkilinin 2010 yılında izne geldiğinde hesabında para bulunmadığını öğrendiğini, banka müfettişleri tarafından hazırlanan rapordan da anlaşılacağı üzere banka çalışanı … ‘nin müvekkilinin hesabında bulunan parayı ve daha bir çok kişinin parasını bu şekilde zimmetine geçirdiğinin tespit edildiğini ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, iddia edilen paranın banka kayıtlarında görülmediğini ve banka cüzdanına elle yazılan kayıtların mevduat hesabının varlığını kanıtlamayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının davalı bankanın Karakoçan şubesine 03/05/2006 tarihinde vadeli olmak üzere 41.680 Euro para yatırdığı, 22/07/2010 tarihinde vadeli hesap cüzdanı ile şubeye geldiğinde hesabında para bulunmadığını öğrendiği, davacıya verilen hesap cüzdanının kapak kısmının banka sistemi aracılığıyla yazıcıdan çıkarıldığı ancak hesap hareketlerine ilişkin kayıtların el yazısı ile işlendiği, davalı yanın söz konusu hesap cüzdanının sahte olduğunu ve davacının da bu sahteciliğe iştirak ettiğini iddia ve ispat edemediği, güven kurumu olan davalı bankanın çalışanının yaptığı usulsüzlükten sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 10.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 512,32 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 26.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.