YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/680
KARAR NO : 2021/2423
KARAR TARİHİ : 15.03.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davada Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti’nce verilen 03.10.2019 gün ve 2019/İHK-13079 sayılı karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, saklanmak üzere tevdi edildiği İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup, dosya için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı/başvuran şirket vekili, müvekkili tarafından inşa edilen ve davalı şirket nezdinde İnşaat Bütün Riskler Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınmış binada atık su borularında oluşan kılcal çatlaklar nedeniyle hasar oluştuğunu, hasarın tazmini için davalı şirkete başvurulmuşsa da, davalının hasarın teminat dışı olduğundan bahisle ödeme yapmayı reddettiğini ileri sürerek, 94.872,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, zararın teminat kapsamı dışında olduğunu savunarak, tahkim başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık hakem heyetince, başvurunun kısmen kabulüne, 82.482.-TL sigorta tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilince itiraz hakem heyeti nezdinde itirazda bulunulmuştur.
İtiraz hakem heyetince, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Dava, İnşaat Bütün Riskler Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, sigorta örtüsü altına alınan inşaatın bakım devresinde atık su borularındaki kılcal çatlaklar sebebiyle dahili su hasarı oluştuğu uyuşmazlık konusu değildir. Davalı yan oluşan hasarın Genişletilmiş Bakım Devresi Klozu’nun 3/a maddesine göre teminat dışı olduğunu savunmuş olup, anılan poliçe hükmüyle, bakım faaliyetinden kaynaklanmayan dahili su hasarları teminat kapsamı dışında tutulduğu görülmektedir.
Bakım devresi, inşaatın bitimi veya geçici kabulünden sonra başlayan ve yapının iş sahibi tarafından kesin kabulü ile sona eren evredir. Bu evrede müteahhit, sözleşmeye göre eksik kalan veya düzeltilmesi istenen hususları tamamlayarak inşaatı sözleşmeye uygun hâle getirir. Bakım devresi teminatı, genel olarak, müteahhidin, sözleşme kapsamında inşaatın geçici kabulünden sonra eksik kalan ya da düzeltilmesi gereken işleri yaptığı esnada sigortalı değerlere verdiği zararları tazmin eder. Yapılan açıklamalardan da anlaşıldığı üzere, bakım faaliyeti, müteahhidin, inşaatın geçici kabulünden sonra eksik kalan ya da düzeltilmesi gereken işleri yapmak için gösterdiği faaliyettir. Bu durumda, poliçenin anılan hükmüne göre, oluşan hasarın teminat kapsamında olması için borulardaki kılcal çatlakların belirtilen şekilde yapılan bir faaliyet sebebiyle oluşması gerekmektedir. Oysa somut olayda, atık su borularındaki kılcal çatlaklar bakım faaliyeti sebebiyle değil, boruların inşaat devresinde kusurlu işçilikle yapılması sebebiyle oluşmuştur. Bu nedenle oluşan hasar teminat kapsamı dışındadır. Bu itibarla, hakem heyetince, oluşan hasarın teminat dışı olduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-) Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 03.10.2019 gün ve 2019/İHK-13079 sayılı kararının BOZULMASINA, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 15.03.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacı yüklenicinin inşaat aşamasında ayıplı su borusu kullanması ve işçilik hatası nedeniyle borulardan sızan sular sigortalı diğer değerlere bakım devresinde zarar vererek dava konusu hasar meydana gelmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen İnşaat Bütün Riskler Sigorta Poliçesi Genişletilmiş Bakım Devresi Klozunun Teminatı Kapsamı başlıklı 1-a maddesinde “müteahhidin sözleşme dahilindeki yükümlülükleri kapsamında eksik ve kusurların giderilmesi amacıyla yaptığı çalışmalar sırasında sigortalı kıymetlere verdiği zarar ve ziyanlar” ile; 1-b maddesinde “Bakım devresi esnasında ortaya çıkan ve inşaat devresinde müteahhidin sorumlu olduğu bir nedene dayanan ziya ve hasarların” temin edildiği düzenlenmiştir.
Sayın çoğunluk tarafından bakım devresi esnasında yüklenicinin sigortalı mahalde faaliyetinin bulunmaması nedeniyle hasarın teminat dışında bulunduğu gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararı bozulmuştur.
Oysa MR004 Genişletilmiş Bakım Devresi Klozunun 1-b maddesine göre hasar poliçe teminatı dahilinde bulunmaktadır.
Hasara neden olan ve binanın mütemmim cüz’ü niteliğinde bulunan mutfak-balkon tesisatlarının yapım işleri, inşaat devresinde müteahhidin sorumlu olduğu ve bakım faaliyetlerine dahil olan iş kalemlerindendir, riziko bakım devresinde gerçekleşmiştir.
Nitekim gerek ekspertiz raporu, gerek bilirkişi raporu ve gerekse Uyuşmazlık-İtiraz Hakem Heyetlerince de uyuşmazlık bu yönde değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak, MR004 Genişletilmiş Bakım Devresi Klozunun 1-b maddesi gereğince hasar poliçe teminatı dahilinde bulunduğundan İtiraz Hakem Heyeti Kararı usul ve yasaya uygundur.
Kararın onanması gerekirken, yazılı gerekçe ile bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.